YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/10065
KARAR NO : 2014/14563
KARAR TARİHİ : 02.10.2014
MAHKEMESİ : 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasında 20.03.1995 tarihinde bayilik sözleşmesi ve 27.02.2004 tarihinde ek protokol imzalandığını, davalının sözleşme imza tarihinden beri sözleşme hükümlerini yerine getirmediğini, tonaj taahhüdüne aykırı davrandığını, istasyonda akaryakıt satışı yapmadığını, istasyonu kapalı tuttuğunu, müvekkili şirketin kârdan mahrum kaldığını iddia ederek 8.000.00 TL.mahrum kalınan kâr alacaklarının faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında yapılan 27.02.2004 tarihli ek protokolde 2004, 2005, 2006 ve devamı yıllarda davalının alması gereken tonajlar belirtilmiş olmasına rağmen davalının protokolün imzalanmasından itibaren ek protokolde belirtilen oranda davacıdan mal satın almadığı, davacının bu durumu bildiği halde 2007 yılına kadar beklediği, davalının sözleşmede almayı taahhüt ettiği malları almamasına zımni olarak muvafakat ettiği, davalının bu durumu önceden bilmesine rağmen sözleşmeyi ek protokolde aykırılık nedeniyle feshetmediği, aradan uzunca bir zaman geçtikten sonra sözleşmenin feshi yoluna başvurduğu, davacının bu itibarla mahrum kaldığı kâr bedelini istemesinin iyiniyet kurallarıyla bağdaşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle, davacının talebinin müspet zarar niteliğindeki kâr mahrumiyetine ilişkin bulunmasına, sözleşme feshedilmiş olup, fesihten sonra ancak menfi zarar istenebileceğine, sözleşmede de fesihten sonra kâr mahrumiyeti istenebileceğine ilişkin bir hüküm bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 02.10.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.