YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/12938
KARAR NO : 2014/18473
KARAR TARİHİ : 22.12.2014
MAHKEMESİ : Artvin Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 02/10/2013
NUMARASI : 2012/806-2013/415
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince her ne kadar duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de miktar itibariyle bu istemin reddi ile incelemenin evrak üzerinden yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine çeke dayalı olarak icra takibine giriştiğini, müvekkilinin davalıya borcunun bulunmadığını, müvekkilinin çekin lehdarı olduğunu, alacağını haricen keşideciden tahsil ettiği için çeki keşideciye iade ettiğini, çekin arkasının yazdırılabilmesi için müvekkilinin ciro imzasını mecburen attığını, çekin M.K.T. tarafından kötüniyetli olarak yeniden tedavüle konulduğunu ileri sürerek müvekkilinin icra takibinin dayanağı 20.10.2010 tarihli çek nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, % 40 tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, iddianın yerinde olmadığını, tahsil ettiği çeki cirosunu silmeden keşideciye teslim ettiğini iddia eden davacının basiretli davranmadığını, çekin arkasının müvekkili tarafından yazdırıldığını ve bankanın ödemekle yükümlü olduğu tutarın alındığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller neticesinde dava konusu çekin keşidecisine alacaklının cirosu ile geri dönmüş olmasının bedelinin ödendiğine karine teşkil ettiği ve bu karinenin aksinin davalı alacaklı tarafından ispat olunamadığı, somut olayda kötüniyet tazminatı koşullarının ise oluşmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, Artvin İcra Müdürlüğü’nün 2012/2616 Esas sayılı dosyası dayanağı 20.10.2010 tarihli çek nedeni ile davacı A.. Ö..’nın davalı N.. Ç..’e borçlu bulunmadığının tespitine, kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu çekin son hamili olan N.. Ç.. tarafından bankaya ibraz edildiği, bankanın sorumlu olduğu asgari sorumluluk miktarının bankaca N.. Ç..’e ödendiği dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Çekin keşidecisi olarak U.. T.. görünmekte olup, ön yüzündeki M.K. T. isim ve imzası aval niteliğindedir (6102 sy. TTK.818/1-g yollamasıyla aynı Kanun’un 701/3.md.). Zira, çekin ön yüzünde keşideci U.. T.. ismi altında imza bulunmakta olup, ayrıca M.K. T. imzası da çek üzerinde mevcuttur. M.K.T. imzasının keşideci U.. T..’e vekaleten atıldığına dair bir açıklamaya da yer verilmemiştir.
Çek arkasındaki ciro silsilesine bakıldığında ilk cironun lehdar davacı A.. Ö.. tarafından yapıldığı ve bu şahsın cirosu ile çekin önce M.K. T., daha sonra da takip eden cirolarla hamil davalıya intikal ettiği görülmektedir. M.K. T. çekin keşidecisi olmadığından somut olay bakımından alacaklı-borçlu sıfatlarının birleştiğinden söz edilemez. Dış görünüş itibariyle ciro silsilesinde kopukluk da bulunmamaktadır. Her ne kadar davacı çek bedelini aval veren durumundaki M.K. T. tahsil edip çeki adı geçene geri verdiğini ve onun tarafından da kötüniyetli olarak dava dışı O. Ö. ciro edilerek yeniden tedavüle sokulduğunu iddia etmiş ise de çek arkasındaki kendisine ait ilk ciroyu iptal etmeden çeki geri vermesi kendisini sorumluluktan kurtarmayacağı gibi esasen bu yöndeki iddia da kanıtlanamamıştır. Mahkemece bu yönler gözetilmeden eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.12.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.