Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2014/16878 E. 2015/3429 K. 11.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/16878
KARAR NO : 2015/3429
KARAR TARİHİ : 11.03.2015

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, yanlar arasında imzalanan 15.06.2012 tarihli sözleşme uyarınca, müvekkili tarafından davalı şirkete temizlik ürünlerinin satışının yanısıra bu ürünlerin kullanılması için gerekli araçların tesliminin gerçekleştirildiğini, davalının teslim edilen ürünlerin bedellerini ödememesi üzerine müvekkili tarafından sözleşme uyarınca davalının elinde bulunan araçların davalıya fatura edildiğini, borcun ödenmesi için davalıya keşide edilen ihtarnamenin semeresiz kaldığını ileri sürerek, 12.887,39 TL alacağın fatura tarihlerinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı yanca sözleşmenin feshedilmediğini, ticari ilişkinin devam etmesi sebebiyle cari hesabın sonlanmadığı gibi mutabakata varılan alacak borç bakiyesinin belirlenmediğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporu sonucunda, davacının ticari defter kayıtlarına göre davalıdan faturalar karşılığı 12.887,40 TL alacağının bulunduğu, davacının talebinde haklı olduğu, ihtarnamenin tebliği tarihi ve verilen süre dikkate alındığında temerrüt tarihinin 26.02.2013 olarak belirlendiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, satım sözleşmesinden kaynaklı faturalı alacağının tahsili istemine ilişkindir. Davacı satıcı, yanlar arasında imzalanan satım sözleşmesi çerçevesinde davalı alıcıya temizlik ürünlerinin satışının yapıldığını ve aynı zamanda temizlik ürünleri aparatlarının teslim edildiğini iddia etmiş, davalı yan ise teslimin kanıtlanması gerektiğini savunmuştur. Bu durumda faturalar içeriği malların teslim edildiğinin ispat külfeti davacıya aittir. Tek başına fatura düzenlenmesi alacağın varlığını kanıtlamadığı gibi faturanın tebliğ edilmiş olması da fatura içeriği malların teslimi sonucunu doğurmaz. O halde mahkemece, davacı yana fatura içeriği malların teslimine ilişkin belgesi var ise ibrazının sağlanması ve tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde uzman bilirkişi incelemesi yaptırılmak sureti ile rapor aldırılıp varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar vermekten ibaret olmalıdır. Mahkemece, bu husus gözetilmeden eksik inceleme ile salt davacı yanın ticari defterlerine göre yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 11.03.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.