Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2014/17956 E. 2015/6747 K. 06.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/17956
KARAR NO : 2015/6747
KARAR TARİHİ : 06.05.2015

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkili banka ile dava dışı asıl borçlu şirket arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinden doğan kredi alacağının tahsili ile 5 adet çek yaprağından doğan 300 TL nin depo edilmesi için yapılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamına, %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap dilekçesi sunmamış, davalı asil 11.04.2012 tarihli isticvap beyanında; genel kredi sözleşmesinde adına atılı imzanın kendisine ait olduğunu beyan etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılamada toplanan delillere ve benimsenen 14.09.2012 tarihli bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulü ile, davalının icra takip dosyasında, 4.969,30 TL asıl alacak, 1.089,93 TL temerrüt faizi, 54,50 TL faizin %5 BSMV ‘si, 162,82 TL masraf olmak üzere toplam 6.276,55 TL alacağa yönelik ve ayrıca 300,00 TL depo bedeli alacağına yönelik haksız itirazının iptali ile takibin borç tamamen ödeninceye kadar (300,00 TL depo bedeli hariç) asıl alacak üzerinden %126 temerrüt faizi ile birlikte devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, %40 ‘ı oranında hesaplanan 1.987,72 TL miktarında davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmiş, hüküm davacı banka vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, genel kredi sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzalayan davalıya başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK’nın 67. maddesi hükmü uyarınca iptali istemine ilişkindir. Hükme esas alınan 14.09.2012 tarihli 2. bilirkişi raporu yeterince Yargıtay denetimine açık ve ayrıntılı bir hesaplama içermemektedir. Zira, anılan raporda 4909,16 TL olarak tespit edilen asıl alacak kaleminin ne şekilde hesaplandığı açıklanmamıştır. Davacı banka vekili de bu rapora karşı 03.10.2012 tarihli itiraz dilekçesinde açıkça itiraz etmesine rağmen bu yöndeki itirazını karşılayan ek rapor alınmamıştır. O halde aynı bilirkişiden davacı bankanın itirazlarını karşılayacak şekilde Yargıtay denetimine elverişli bir rapor alınıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 06.05.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.