YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/18362
KARAR NO : 2015/6972
KARAR TARİHİ : 12.05.2015
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile davalı … arasında imzalanan genel kredi sözleşmesine diğer davalıların kefil olduklarını, borcun ödenmemesi üzerine davalılar aleyhine icra takibi yapıldığını, davalıların icra dairesinin yetkisine ve borca haksız olarak itiraz ettiklerini belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre, sözleşmenin davacının … şubesi ile 6100 sayılı HMK yürürlüğe girdikten sonra 24.01.2012 tarihinde imzalandığı ve HMK’nın 17.maddesinde yetki sözleşmesi yapabilecek kişiler arasında gerçek kişiler bulunmadığından sözleşmedeki yetki şartının geçersiz olduğu, bu durumda icra takibinin yetkili icra dairesinde yapılmadığı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davaya konu genel kredi sözleşmesi ticari nitelikte bir sözleşmedir. Davalı …’un asıl borçlu, diğer davalıların kefil olarak imzaladıkları dava konusu genel kredi sözleşmesinin 53. maddesinde “Bu sözleşmenin tüm tarafları, bu sözleşmeden doğacak her türlü uyuşmazlıkların çözümlenmesinde, Türk Hukukunun uygulanacağını ve … mahkeme ve icra daireleri ile genel müdürlüğünün bulunduğu yerdeki mahkeme ve icra dairelerinin yetkili olacağını, kanunen yetkili mahkeme ve icra dairelerinin yetkilerinin saklı olduğunu kabul ederler” şeklinde hüküm bulunmaktadır. Sözleşmedeki bu yetki şartı davalıları bağladığından ve icra takibi de sözleşmede belirtilen … icra dairesinde yapılmış olduğundan buna ilişkin dava şartı gerçekleşmiş olup davanın esasına girilmesi gerekirken mahkemece yanılgılı gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 12.05.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.