YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/18416
KARAR NO : 2015/577
KARAR TARİHİ : 20.01.2015
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının bozmaya uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Mahkemece davanın kabulüne yönelik olarak verilen 22.11.2011 tarihli ilk hüküm davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 11.06.2012 tarihli kararı ile bozulmuştur. Hükmüne uyulan 2012/4422 E., 2012/9907 K. sayılı bozma ilamında “…Hükme esas alınan bilirkişi kök ve ek raporları ayrıntılı incelemeyi içermediği gibi Yargıtay denetimine de elverişli değildir. Zira taraflar tacir olduğundan somut olayda 4077 sayılı TKHK uygulanamaz. Uyuşmazlığın ticari satışlarda ayıp hükümlerini düzenleyen TTK’ nın 25/3 maddesi çerçevesinde değerlendirilip çözümlenmesi gerekir. Bu durumda mahkemece oluşturulacak yeni bir bilirkişi kuruluna iddia edilen ayıbın niteliği, süresinde ayıp ihbarında bulunup bulunulmadığı hususları yönünden inceleme yaptırılarak ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınıp varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmektedir” denilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, ticari satımlarda ayıp ihbarının açık ayıplarda 2 gün, gizli ayıplarda 8 gün içinde yapılması gerektiği, bilirkişi raporlarında ayıbın gizli ayıp olduğunun belirtildiği, makinelerdeki ayıbın kullanımla belirleneceğinin açık olduğu, ticari satımlarda ayıp ihbarının TTK’ nın 20/3. maddesinde öngörülen şekle uygun olarak yapıldığının ispat edilmesi gerektiği, davacının ilk makineyi 30/04/2009 tarihinde teslim aldığı, ikinci makineyi ise 03/06/2009 tarihinde aldığı, davacının davalıya ilk arıza bildirimi 16/06/2009 tarihinde olup, bundan sonra sırasıyla 23/06/2009, 09/07/2009, 10/07/2009 ve 14/07/2009 tarihlerinde arıza bildirimi olduğu, malların son teslim tarihi 03.06.2009 olup, ayıp ihbarı 16/06/2009 tarihinde olduğundan süresinde yapılmış bir ayıp ihbarı bulunmadığı, bunu ispat edemeyen davacının malları ayıplı olarak kabul etmiş sayılması gerektiği, davalının makineler için garanti vermiş olmasının da ayıp ihbar sürelerini ortadan kaldırmadığı gerekçeleriyle, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Satım konusu makinalarda, arıza meydana gelmesi üzerine her ne kadar eski 6762 S. Yasanın 25/3. maddesine göre bir ayıp ihbarı yapılmamış ise de, davalı kendisine ayıplı olduğu bildirilen makinaları teslim alıp, onarmıştır. Bu durumda, makinaların ayıplı olduğu davalının kabulünde olup, ayıp ihbar süreleri aranmaz. Alınan bilirkişi raporları ile de, satım konusu makinaların imalat hatalı olarak üretildikleri anlaşılmaktadır. Buna göre, makinaların iadesi ile, bedelinin istirdadına karar verilmesi gerekirken, bozma kararı hatalı değerlendirilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 20.01.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.