YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/18449
KARAR NO : 2015/6596
KARAR TARİHİ : 05.05.2015
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün taraf vekillerince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av. … ve davalı asil … ile vek.Av. …’ün gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan davalı asil ve avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve davacı vekilinin temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Dava, davalı tarafından takibe konulan senedin protesto edilmemesi sebebiyle davacıya karşı müracaat hakkının düştüğü, senedin zamanaşımına uğradığı, imzaların sahte ve taraflar arasında ticari ilişki bulunmaması nedeniyle de senedin bedelsiz olduğu iddialarıyla, senet nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti ile takip ve senedin iptali istemlerine ilişkindir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre; dava konusu senedin davacı şirket yetkilisi tarafından düzenlendiği, lehdar olan davacı şirket tarafından tedavüle çıkartıldığı ve şirketi bağladığı, ancak takip iptal edildiğinden bu yöndeki talebin konusuz kaldığı gerekçeleriyle, senet iptali yönündeki davanın reddine, takibin iptali yönündeki davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, davalının tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1) Mahkeme hükmü davalı vekiline 02.07.2013 tarihinde tebliğ edilmiş, temyiz dilekçesi, HUMK’un 432.maddesinde öngörülen 15 günlük yasal süre geçirildikten sonra 18.07.2013 tarihinde temyiz defterine kaydedilmiştir. Süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 3/4 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca, Yargıtay tarafından da karar verilebileceğinden, süresinden sonra yapılan temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2) Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün onanmasına karar vermek gerekir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının süre yönünden reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlerden davacıdan alınmasına, fazla yatırılan peşin harcın istek halinde davalıya iadesine, 05.05.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.