Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2014/20297 E. 2015/2620 K. 25.02.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/20297
KARAR NO : 2015/2620
KARAR TARİHİ : 25.02.2015

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili aleyhine davalı yanca çeke dayalı olarak icra takibine girişildiğini, takibe konu çekin arkasında müvekkili adına atfen atılı bulunan ciro imzasının müvekkiline ait olmadığını, çekin bedel kısmında yazılı “onüçbin” yazısının “on” kısmı karalanarak tahrifat yapıldığını ileri sürerek, icra takibine konu çekten dolayı borçlu olmadığının tespitine ve %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin çekte yetkili ve meşru hamil olduğunu, davacının icra dosyasında borcu kabul ederek ödeme taahhüdünde bulunduğunu belirterek, davanın reddine ve %40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, dava konusu çekin arkasındaki davacı ciro imzasının kendisine ait olmadığının … Kurumu raporu ile belirlendiği, ancak davacı borçlunun hakkındaki takibin kesinleşmesinden sonra haciz sırasında borcu kabul ve ödeme taahhüdünde bulunduğu, sözkonusu taahhüdün takibin kesinleşmesinden sonra alınmış olması nedeni ile haciz baskısından bahsedilemeyeceği, borcun kabulünden sonra menfi tespit davasının açıldığı gerekçesiyle davanın reddine ve davacı aleyhine %40 tazminata karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-İİK.nun 72 maddesi gereğince davalı alacaklı lehine tazminata hükmolunabilmesi için, verilmiş ve infaz edilmiş bir tedbir kararı bulunması, bu tedbir kararı nedeniyle davalı alacaklının alacağına geç kavuşmuş olması gerekir. Somut olayda açıklanan bu şartlar bulunmadığı halde davalı yararına % 40 tazminata hükmedilmiş olması doğru değil ise de bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 6100 Sayılı HMK.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 Sayılı HUMK.nun 438/7.maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan 1 no.lu bend uyarınca davacı vekilinin öteki temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 2. bendinde yer alan “Asıl alacağın %40’ı inkar tazminatının davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine” şeklindeki cümlesinin hükümden çıkarılmak suretiyle hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 25.02.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.