Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2014/2857 E. 2014/5355 K. 19.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/2857
KARAR NO : 2014/5355
KARAR TARİHİ : 19.03.2014

MAHKEMESİ : İzmir 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 04/04/2013
NUMARASI : 2012/432-2013/124

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı Y.. B.. vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili banka ile dava dışı Mustafa Kahraman arasında akdedilen 3 adet genel kredi sözleşmesinde davalıların müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla yer aldığını, kredi geri ödemelerin aksaması sonucu hesabın kat edilerek borçlulara noter kanalıyla ihtarname keşide edildiğini, borcun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili için girişilen icra takibinin davalıların haksız itirazı sonucu durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Y.. B.. vekili, müvekkilinin kefili olduğu sözleşmeden kaynaklı borcun ödendiğini, dava konusu borçtan sorumlu olmadığını belirterek davanın reddine ve icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davalı Y.. B.. yönünden tahsilde tekerrüre sebebiyet vermeyecek şekilde bu davalının takibe itirazının toplam 120.634,81.-TL alacak üzerinden iptaline, 220,00TL ihtiyati haciz vekalet ücreti giderinin yargılama gideri kapsamında değerlendirilmesine ve %40 oranında icra inkar tazminatına, diğer davalı A.. A.. yönünden ise bu davalını takibe itirazının toplam 16.773,18.-TL alacak üzerinden iptaline, 220,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti giderinin yargılama gideri kapsamında değerlendirilmesine, diğer davalı borçlu ile ilgili kısım nazara alınarak tahsilde tekerrüre sebebiyet vermeyecek şekilde hükmedilen icra inkar tazminatının bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı Y.. B.. vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı banka ile dava dışı asıl borçlu M.. K.. arasında 29.06.2009 tarihinde 120.000,00 TL bedelli genel kredi sözleşmesi imzalanmş olup, anılan bu sözleşmeyi davalı Y.. B.. kefil olarak imzalamıştır. Öte yandan davacı banka ile dava dışı asıl borçlu arasında 05.05.2008 tarihli ve 14.11.2011 tarihli kredi sözleşmelerinin de imzalandığı ancak bu sözleşmelerde davalının kefaletinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davalı, kendisinin kefaletinin bulunduğu kredi sözleşmelerinden doğan borcun ödendiğini savunmuştur. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda takibe konu kredi borcunun hangi sözleşme ya da sözleşmelerden kaynaklandığı hususunda bir açıklık bulunmamaktadır. Bu durumda mahkemece, anılan bu husus ve davalının savunması üzerinde durularak gerektiğinde ek rapor yada yeni bir bilirkişi veya bilirkişi kurulundan rapor alınarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı Y.. B.. yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 19.03.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.