Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2014/423 E. 2014/5307 K. 18.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/423
KARAR NO : 2014/5307
KARAR TARİHİ : 18.03.2014

MAHKEMESİ : Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 16/02/2012
NUMARASI : 2011/154-2012/34

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, müvekkil şirket ile Ç.. Mühendislik Ltd Şti arasında kurulan adi ortaklığa Ç.. Mühendislik Ltd Şti’nin yetkilisi ve ortağı olan dava dışı O..B..’un yetkili olarak atandığını, daha sonra görevinden istifa ettiğini, görevi sona erdikten sonra adi ortaklığı borçlu gösteren yetkili olduğu döneme ait eski tarihli senetler düzenlediğini, senetlerin icra takiplerine konulduğunu, davalıların dava dışı O.. B.. ile birlikte hareket ettiklerini, müvekkilinin ve ortaklığın icra takibine konu senetlerden dolayı borcunun bulunmadığını, müvekkil şirketin haciz tehditi altında davalı ile protokol imzalayarak borcun bir kısmını ödemek ve bir kısmı için de çek vermek durumunda kaldığını belirterek müvekkil şirket ve adi ortaklığın davalılara icra takipleri ve protokol gereği verilen çek nedeniyle borcunun olmadığının tespitine, icra takiplerinin ve çekin iptaline, yapılan bütün ödemelerin işleyecek faizi ile birlikte tahsiline ve tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davalı E.. Ö..’in bonoları adi ortaklıktan aldığını, keşide tarihlerinin doğru olduğunu, davacı borçlu ile icra takiplerine konu borçların ödenmesi için protokol imzalandığını, bu protokol gereği davacının keşideci çekin alındığını belirterek davanın reddine ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre; davacının dava konusu senetler nedeniyle borçlu olduğu yönünde davalı şirket ile protokol düzenlediği, dava dışı O.. B..’un 15/01/2009 tarihinde istifa ettiği, 28/08/2009 tarihinde istifasının kabulüne karar verildiği, 22/04/2009 tarihinde senetlerin keşide edildiği, senetlerin düzenlendiği tarihte dava dışı O..B..’un temsil ve ilzama yetkili olduğu gerekçesiyle davanın reddine ve davacının kötüniyetli olduğu tespit edilemediğinden davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Takip tarihi itibariyle yürürlükte bulunan İİK 72/4 maddesinde “Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde kırktan aşağı tayin edilemez” hükmü bulunmaktadır. Somut olayda ihtiyati tedbir kararı ile icra takiplerinden Adana 8.İcra Müdürlüğü’nün 2010/3671 Esas sayılı icra takibinin durdurulduğu anlaşıldığından anılan yasa hükmü gereğince tazminata karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile talebin reddi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı şirket lehine BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 18.03.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.