Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2014/4332 E. 2014/7300 K. 15.04.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/4332
KARAR NO : 2014/7300
KARAR TARİHİ : 15.04.2014

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı konusu kalmayan dava hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, davalı takip alacaklısı banka tarafından davadışı … Tic. Ltd. Şti. ile genel kredi sözleşmeleri imzalandığını, müvekkilinin de 24/05/2010 tarihli olan sözleşmede müteselsil kefil olduğundan bahisle hakkında … 3. İcra Müdürlüğü’ nün 2013/7028 sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, oysa bu kredi borcunun asıl borçlu şirket tarafından kapatıldığını ve davalı bankanın … Şubesi’ nin 17/12/2012 tarihli yazısı ile müvekkilinin kefillikten çıkarıldığının bildirildiğini, buna rağmen davalı banka tarafından müvekkili aleyhine kötüniyetli olarak icra takibi yapıldığını beyanla, müvekkilinin sözkonusu icra dosyasından dolayı borçlu olmadığının tespitine ve davalı aleyhine %20 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, davacı aleyhine sehven takibe geçildiğini, sonradan davacı hakkındaki takipten vazgeçildiğini ve hacizlerin kaldırıldığını, davanın konusunun kalmadığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini, müvekkili banka kötüniyetli olmadığından kötüniyet tazminatı talebinin de reddinin gerektiğini, ayrıca davacının yargılama giderleri ve vekalet ücreti talebinin de reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davalı bankanın 18/09/2013 tarihinde davacı yönünden takipten feragat ettiği ve bu borçlu için dosyanın işlemsiz bırakılmasını icra dairesinden talep ettiği, bu nedenle işbu davanın konusunun kalmayıp karar verilmesine yer olmadığı, ancak mahkemenin tarafların haklılık durumunu belirleyerek yargılama harç ve giderlerinden sorumlu olacak tarafı tespit etmesi gerektiği, dosyadaki 17/12/2012 tarihli belgede davalı bankanın davacıya davadışı kredi borçlusu şirketin kefilliğinden çıkarıldığını yazılı olarak bildirmiş olduğunun görüldüğü, bu belge çerçevesinde davacının açmış olduğu menfi tespit davasında haklı olduğu, bu nedenle yargılama harç ve giderlerinin davalı üzerinde bırakıldığı, dava ön inceleme duruşmasındaki delillerin toplanmasına ilişkin ara karar tarihinden önce konusuz kaldığından Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 6/1. maddesi ve 3. kısmı dikkate alınarak, hesap edilen nispi vekalet ücretinin yarısı olan 17.425-TL vekalet ücretine hükmedildiği, davalı bankanın davacıya kefillikten çıkarıldığını 17/12/2012 tarihinde düzenlediği ve imzası inkar edilmeyen belge ile bildirmesine rağmen 06/08/2013 tarihinde davacı hakkında icra takibini başlatmış olduğundan, basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğü bulunan davalı bankanın kötüniyetli olduğu kanaatine varıldığı gerekçesiyle davaya konu asıl alacak miktarının %20’si oranında (120.000-TL) kötüniyet tazminatının davalı bankadan alınarak, davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 15.04.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.