Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2014/4761 E. 2014/7729 K. 21.04.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/4761
KARAR NO : 2014/7729
KARAR TARİHİ : 21.04.2014

MAHKEMESİ : Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 14/11/2013
NUMARASI : 2011/168-2013/394

Taraflar arasındaki birleşen menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davalı A.. A.. yönünden davanın kısmen kabulüne, davalı B. D. yönünden davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılardan A.. A.. vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Asıl davada davacı vekili, müvekkili ile dava dışı S.. İnş. Ltd. Şti. arasındaki sözleşme gereğince verilen senetlerin söz konusu iş olmayınca bir kısmının geri alındığını ancak 8 tane bononun kaybedildiği gerekçesi ile geri verilmediğini, bu bonolardan toplam değeri 20.000 TL olan üç tanesinin davalı A.. A.. tarafından haksız olarak icra takibine konu yapıldığını, müvekkilinin davalı A.. A..’ı tanımadığını aralarında ticari ilişki bulunmadığını ileri sürerek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine senetlerin iptaline, %40 kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada ise, yine aynı iddialarla davalı B.. D..’nun icra takibine konu ettiği bonolardan dolayı borçlu bulunulmadığının tespiti ile %40 kötüniyet tazminatı talep ve dava edilmiştir.
Birleşen davanın davalısı B.. D.. vekili, davanın reddi gerektiğini savunarak, %40 tazminat istemiştir.
Davalı A.. A.. duruşmada, dava dışı E. Y. ve S. isimli kişilerle araç alımı konusunda anlaştıklarını, bu nedenle ödemeler yaptığını ancak aracın kendisine teslim edilmediğini, E. Y. ve S. parasını iade edecekleri yönünde kendisine söz verdiklerini, aracı Balabanlar şirketinin aldığını söylediklerini, dava konusu bonoların kendisine bu nedenle verildiğini borç ödenmediği için senetleri icraya koyduğunu belirtmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller neticesinde, senetleri ciro yolu ile iktisap eden birleşen davanın davalı B.. D.. iyiniyetli hamil konumunda olduğu için birleşen davanın reddi gerektiği, asıl dava yönünden ise, bu dava konu senetlerde davacının avalist davalı A.. A..’ın lehdar konumunda bulunduğu, davalının duruşmadaki beyanından anlaşılacağı üzere senetlerin keşidecisi ile davalı arasında temel ilişkinin bulunmadığı, bu durumda davacının davalı A.. A..’a karşı sorumluluğunun olmadığı senetlerin taraflar açısından bedelsiz kaldığı gerekçeleri ile asıl davanın kabulüne, davacının Antalya 13. İcra Müdürlüğü’nün 2010/10251 Esas sayılı takip dosyası ve bu dosyanın dayanağını teşkil eden senetlerden dolayı davalıya borçlu bulunmadığının tespitine, davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine, birleşen davanın reddine karar verilmiş hüküm asıl davanın davalısı A.. A.. vekilince temyiz edilmiştir.
Dava konusu senetleri davacı aval veren sıfatı ile imzalamıştır. Bu husus yerel mahkemenin de kabulündedir.
Dava tarihi itibariyle somut olayda uygulanması gereken 6762 sayılı TTK’nun 614/2. maddesi uyarınca aval veren kimsenin temin ettiği borç şekle ait noksandan başka bir sebepten dolayı batıl olsa dahi aval verenin taahhüdü muteberdir.”
Bu durumda mahkemece, aval veren durumundaki davacının dava konusu senetlerden dolayı sorumluluğunun belirtilen bu yasa hükmü çerçevesinde değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı A.. A.. yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 21.04.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.