YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/5289
KARAR NO : 2014/8143
KARAR TARİHİ : 30.04.2014
MAHKEMESİ : İstanbul 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 12/12/2013
NUMARASI : 2012/279-2013/518
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili; davalı yanca 20.000,00 TL tutarlı bonoya dayalı şekilde müvekkili aleyhine takibe girişilmiş ise de bonodaki keşideci imzasının müvekkili şirketi temsile yetkili H. A. ait olmadığını belirterek bonodan dolayı müvekkilinin davalıya borçlu bulunmadığının tespitine, takibin iptaline ve %40 oranında tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacı şirketin müvekkiline olan borcuna karşılık davaya konu edilen bononun şirket ortağı M. A. tarafından keşide olunarak verildiğini, takip sırasında haciz işlemi uygulanırken şirketi temsile yetkili H. A. icra kefili olduğunu bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; alınan bilirkişi raporuna göre davaya konu senet üzerindeki keşideci imzasının davacı şirketi münferiden temsile yetkili H. A. ait olmadığı saptanmış ise de, takip sırasında uygulanan haciz işlemi sırasında H. A. şirket adına borca icra kefili olduğu, takibin kesinleştiği ve sonradan bonodaki imzaya itiraz edilmesinin TMK 2. maddesi kapsamında objektif iyiniyet kurallarına aykırı bulunduğundan bahisle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı yanca 20.000,00 TL tutarlı bonoya dayalı olarak davacı şirket aleyhine girişilen icra takibi sırasında 28.04.2009 tarihli haciz tutanağı düzenlenmiş olup, bu haciz işlemi anında davacı şirket yetkilisi H. A. şirket borcuna şahsen icra kefili olduğu görülmektedir. Bu durum karşısında anılan belge içeriğine göre H. A. icra kefilliğinin şahsi sorumluluğunu gerektirdiği, yetkilisi bulunduğu davacı şirketi temsilen, şirketi bağlayıcı bir beyan olmadığının gözetilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm tesisinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 30.04.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.