YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/5344
KARAR NO : 2014/8149
KARAR TARİHİ : 30.04.2014
MAHKEMESİ : Sakarya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 31/12/2013
NUMARASI : 2013/437-2013/695
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili; müvekkili banka ile davalılardan Ç….. Ltd. Şti arasında akdolunan genel kredi ve teminat sözleşmesinde diğer davalının da kefil olarak yer aldığını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine müvekkilince aleyhlerine girişilen takibe davalılardan borçlu şirketin kısmi, diğer davalı kefilin borcun tamamına itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek itirazların iptaliyle takibin devamına ve %40 oranında icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece; benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davacı yanca takibe konu nakdi alacağın varlığı kanıtlandığı halde gayri nakdi alacak iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının takibe itirazının kısmen iptaliyle, takibin 39.701,58 TL asıl alacak, 15.544,23 TL işlemiş faiz ve 126.53 TL noter masrafı bakımından devamına, gayri nakdi alacağa ilişkin istemin reddine şartları oluşmadığından icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı bankanın takibe konu edilen alacağının likit, (muayyen, belirlenebilir) olduğu gözetilerek lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde bu istemin reddinde isabet görülmemiştir.
3- Davada iki davalı bulunduğu halde, hüküm fıkrasının birinci fıkrasında “davalının” şeklinde ifade kullanılmasının infaz sırasında tereddüt yaratacağının düşünülmemesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 30.04.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.