YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/6012
KARAR NO : 2014/9794
KARAR TARİHİ : 26.05.2014
MAHKEMESİ : Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 30/12/2013
NUMARASI : 2012/254-2013/380
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili; müvekkili banka ile dava dışı Sevinç Yoldar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi uyarınca kredi kullandırıldığını, davalının da sözleşmeyi müşterek borçlu müteselsil kefil olarak imzalandığı, kredi borcunun ödenmemesi üzerine asıl borçlu ile davalının da yer aldığı kefiller aleyhine icra takibine girişildiğini, davalının itirazı nedeniyle takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve %40’dan az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı; alacaklı vekili ile yapmış olduğu anlaşmaya göre takipteki itirazın geri çekilmesi halinde davadan vazgeçileceğinin bildirildiğini, bunun üzerine itirazını geri aldığını, bu vazgeçme nedeniyle takibin kesinleştiğini ve davanın semeresiz kaldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda; takibe konu edilen borcun, dava dışı Sevinç Yoldar’a, bir başka genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan krediden kaynaklandığı, bu kredi sözleşmesinde ise davalı D.. Y..’nun kefalet imzasının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı, hem icra dairesine hem de mahkemeye hitaben yazmış olduğu 05/12/2012 havale tarihli dilekçelerinde davanın temelini oluşturan icra takibine yönelik itirazını geri aldığını bildirmiştir. Bu durumda mahkemece davalının bu beyanları karşısında davanın konusuz kaldığı gözetilerek uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken bu yön üzerinde durulmadan işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 26.05.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.