Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2014/629 E. 2014/4197 K. 03.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/629
KARAR NO : 2014/4197
KARAR TARİHİ : 03.03.2014

MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 09/04/2013
NUMARASI : 2013/224-2013/104

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –

Davacı vekili; müvekkili banka ile dava dışı A.. San. Tic. Ltd. Şti. arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi uyarınca kredi kullandırıldığını, davalıların kredi sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığını, keşide edilen ihtarnameye rağmen kredi taksitlerinin ödenmemesi nedeniyle icra takibi başlattıklarını, davalıların itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve %40’tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili; müvekkillerinin davacı bankadan kredi kullanan şirketin sahibi olduklarını ve sözleşmeyi müşterek borçlu müteselsil kefil olarak imzaladıklarını, ancak yaşanan ekonomik kriz nedeniyle şirketin sıkıntıya düştüğünü, davacı bankanın borcun ödenmesi için ihtarname gönderdiğini, bu ihtarname üzerine kredi borcunun yeniden yapılandırılarak ödenmeye başlandığını, davacının yapmış olduğu ilamsız takiplerde %80 oranında temerrüt faizi uyguladığını, bu faiz oranına itiraz ettiklerini, faiz oranının düşürülerek asıl borç miktarının belirlenmesini ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda; davalıların davacı banka ile dava dışı şirket arasında akdedilen kredi sözleşmesini müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları, davalıların takipteki asıl alacak miktarlarını kabul ettikleri, tarafların kabulünde olan asıl alacak miktarları üzerinden hesaplanan temerrüt faizi ile birlikte toplam 187.459,02 TL ve 1.610,11 TL alacak miktarları üzerinden takibin devamına karar vermek gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, ayrıca alacak likit olduğundan %20 oranında icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava, davalıların müteselsil kefil olarak imzaladıkları Genel Kredi Sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen icra takibine yönelik kısmi itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalılar aleyhlerindeki icra takibinde talep edilen asıl borcu kabul ettiklerini bildirmiş, işlemiş faiz ve faiz oranına itiraz etmişlerdir. Dava da itiraz edilen kısım yönünden açılmıştır. Başka bir anlatımla takipte istenen asıl alacak miktarı dava konusu değildir. Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılarak bir kök bir de ek rapor alınmış ve hükmün gerekçesinde “bilirkişi raporuna göre” hüküm kurulduğu açıklanmış ise de hüküm kısmında bilirkişi kök ve ek raporu ile bağdaşmayacak şekilde ve asıl alacak dava konusu olmadığı halde asıl alacak miktarı da gösterilerek infazda tereddüt yaratacak şekilde hüküm kurulduğu görülmüştür. Bu şekilde hüküm kurulması 6100 sayılı HMK.’nın 297. maddesine aykırılık oluşturur. Nitekim mahkemece davacı vekilinin tavzih talebi üzerine yapılan incelemede hükümde 133.856,17 TL gösterilmesi gerekirken 113.856,17 TL faiz hükmedilmesinde hata bulunduğu, ancak bu hususun temyiz konusu yapılması nedeniyle tavzihe konu edilemeyeceği belirtilmiştir.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş bilirkişi kök ve ek raporuna itibar edilmediği takdirde konusunda uzman bir bilirkişiye banka defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak iddia ve savunma çerçevesinde yapılacak değerlendirme sonucunda ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alındıktan sonra varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi ve 6100 sayılı HMK.’nın 297. maddesi uyarınca infazda tereddüt yaratmayacak şekilde hüküm kurulmasından ibaret olmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre taraf vekillerinin öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harçların istek halinde iadesine, 03.03.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.