YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/12159
KARAR NO : 2016/9114
KARAR TARİHİ : 23.05.2016
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının icra takibine konu ettiği çekteki ciranta imzasının müvekkiline ait olmadığını ileri sürerek müvekkilinin davacıya borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline, asıl alacağın % 40’ından aşağı olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hazır beton satım nedeniyle dava konusu çekin alındığını, alacağın tahsili için icra takibine girişildiğini, davacı malı aldığı halde çekteki imzasını inkar ederek sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediğini belirterek, davanın reddi ile % 40 tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller neticesinde, çekteki ciranta imzasının davacının eli ürünü olmadığı anlaşıldığından davanın kabulüne, davacının takip dosyası nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, 10.159,80 TL asıl alacağın % 40 tazminatın davalıdan tahsiline, davacının bu takip dosyası nedeniyle 31.03.2014 tarihinde ödediği 18.988,75 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle çekin arkasındaki ciro imzasının davacıya vekaleten atıldığına dair bir açıklama bulunmamasına ve bu yöndeki savunmanın ispatına yeterli ve inandırıcı delil sunulamamış olmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, imza inkarına dayalı menfi tespit istemine ilişkin olduğundan dava konusu çek arkasındaki ciro imzasının davacıya ait olup olmadığı yönünde mahkemece imza incelemesi yaptırılarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken hazırlık tahkikatı sırasında Cumhuriyet Savcılığınca alınan bilirkişi raporunun hükme esas alınması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 23/05/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.