YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/5716
KARAR NO : 2015/14288
KARAR TARİHİ : 09.11.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup,düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, davalıya satılan akaryakıt bedelinin ödenmemesi üzerine başlattıkları icra takibine karşı, davalının yetki ve borcun esasına haksız ve kötü niyetli olarak itirazda bulunduğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davalının akdi ilişkiyi inkar ettiği, yetki itirazında da … İcra Daireleri’nin yetkili olduğunu bildirdiğini, davalının adresinin … olması nedeni ile yetkili icra dairelerinin … icra daireleri olduğunu, itirazın iptali davalarında özel dava şartı olan geçerli takip şartının bu ihtilafta sağlanamadığı gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
6100 sayılı HMK’nun 116/1-a maddesine göre kesin yetki kuralının bulunmadığı hallerde yetki itirazının ilk itirazlardan olduğu, ilk itirazların ise bir ön sorun gibi incelenerek karara bağlanacağının müteakip (HMK. md. 117/3) maddesinde düzenlendiği, mahkemenin bu süreçte nasıl bir yöntem takip edeceğinin ise HMK’nun 163-164 maddelerinde açıklandığı görülmektedir.
Dava konusu somut olayda sözleşme ilişkisinin varlığı davalı tarafça inkar edilmişse de davacı vekili delil listesinde akaryakıt satış fişlerine dayanmıştır.
Dosya içerisindeki verilerle taraflar arasında akdi ilişkinin mevcudiyetine dair kesin bir sonuca varılamayacağı gibi, akdi ilişkinin olmadığı tespitinde bulunmak da mümkün değildir. O halde sözleşme ilişkisinin varlığı, tarafların buna dair sunacakları delillerin toplanmasından sonra tespit edilebilecek bir olgu haline gelecektir.
Tüm bu açıklanan nedenlerle, mahkemece davalının yetki itirazının anılan hükümler çerçevesinde incelenerek varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 09.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.