YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/667
KARAR NO : 2015/12580
KARAR TARİHİ : 12.10.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, … İcra Müdürlüğü’nün 2010/433 sayılı dosyasından, müvekkiline gönderilen 28.07.2011 tarihli üçüncü haciz ihbarnamesi ile dosya alacaklısı olan davalı … tarafından dosya borçlusu … aleyhine yapılan icra takibinde 47.851,85 TL borcun müvekkil şirketin zimmetinde sayıldığının bildirildiğini, birinci ve ikinci haciz ihbarnamelerine verilen cevaplarda dosya borçlusunun müvekkili şirket nezdinde cari hesabının bulunduğunu, ancak cari hesabında ihbarnamelerinin tebliğ tarihleri itibariyle herhangi bir alacağının bulunmadığının tespit edildiği ve cari hesabına haciz kaydı konulduğunu belirterek, müvekkilinin icra dosyası borçlusu …’a borcunun bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacının 3. haciz ihbarnamesinden sonra icra dosyasına bir kısım ödemelerde bulunduğu, haciz ihbarlarına rağmen SGK’ya prim kesintisi yapılarak ödeme yapıldığı, SGK tarafından başlatılmış bir takip olmadığı müddetçe SGK’nın öncelikli alacağından söz edilemeyeceği, borçluya yapılan hakediş ödemeleri dikkate alındığında, ilk haciz ihbarnamesinin gönderildiği 09.03.2010 tarihinde takip borçlusunun davalı şirkette borca yetecek oranda alacaklı bulunduğu gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava İİK’nın 89. maddesi uyarınca gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle menfi tespit istemine ilişkindir. Haciz ihbarnamesinde borçlu …’un alacaklı …’e borcundan dolayı davacı nezdinde bulunan 47.851,85 TL’nin icra dosyasına (… İcra Müdürlüğü 2010/433 Esas) ödenmesi istenilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davacı tarafından 3. haciz ihbarnamesinden sonra icra dairesine 14.111,11 TL ödeme yapıldığı, SGK primlerinin ödendiği belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, menfi tespit davasında 1. haciz ihbarnamesinin davacıya tebliğ edildiği tarih itibariyle dava dışı takip borçlusu …’un davacıdaki alacak miktarının tespit edilmesi gerekir. Mahkemece kabul edilen 2. bilirkişi raporunda böyle bir inceleme yapılmadan icra dairesine ve SGK’ya yapılan kısmi ödemeler nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Mahkemece yukarıda açıklanan esaslar uyarınca takip borçlusu …’un davacıdaki alacak miktarının yapılan ödemeler de gözetilerek hesaplattırılıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 12.10.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.