Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2015/947 E. 2015/11708 K. 30.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/947
KARAR NO : 2015/11708
KARAR TARİHİ : 30.09.2015

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki istirdat ve menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın usulden reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı tarafından… aleyhine başlatılmış olan icra takibinde, 11.12.2012 tarihinde müvekkiline ait iş yerinde haciz işlemi yapıldığını, müvekkiline ait malların yine müvekkiline ait iş yerinde üçüncü şahıs elinde haczedildiğini, müvekkilinin istihkak iddiasında bulunmasına rağmen hukuka aykırı olarak fiili haciz işlemine geçildiğini, müvekkilinin sırf ticaretine devam edebilmek için mallarının kaldırılmasını önlemek maksadıyla muhafaza tehdidi altında alacaklı vekili ile protokol imzalamak zorunda kaldığını, söz konusu protokole göre de müvekkili şirket yetkilisi .. ..’ın kendi imzası ile 27.380 TL bedelli çeki alacaklı vekiline vermek durumunda bırakıldığını, söz konusu çekin de davalı tarafından tahsil edildiğini ileri sürerek, müvekkilinin icra tehdidi altında ödemiş olduğu meblağın ödeme gününden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte istirdadına ve müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiş, 18.02.2013 havale tarihli dilekçesi ile de HMK’nun 124. maddesi uyarınca dava dilekçesinde davacı taraf olarak … yerine şirket ünvanının kullanılarak maddi hata ile şirket adına açıldığını, davacı tarafta değişiklik yapmak istediklerini belirtmiştir.
Davalı vekili, davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davaya dayanak yapılan 11.12.2012 tarihli protokolün davalı vekili ile dava dışı … arasında yapıldığı, protokolde açıkça şirket adı değil …’ın isim ve imzasının bulunduğu, yine çekin de … tarafından kendi adına keşide edildiği, bu nedenle HMK’nun 124. maddesindeki davacı tarafta iradi değişiklik yapılması yönündeki talebin yasal koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 30.09.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.