YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/4769
KARAR NO : 2016/9226
KARAR TARİHİ : 23.05.2016
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı asil, davalının aleyhine …İcra Müdürlüğü’nün 2008/715 Esas sayılı dosyasında icra takibi başlattığını, davalıya borcu bulunmadığını ileri sürerek, borçlu olmadığının tespitine, haksız olarak ödenen paranın faizi ile iadesine, kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiş, davacı vekili duruşmadaki beyanında davalıyla ilgili yürütülen ve davalının sanık olduğu … Asliye Ceza Mahkemesindeki tefecilik iddiası ile açılan davanın sonucunun beklenmesini talep etmiştir.
Davalı asil, davacıya borç para verdiğini, karşılığında takibe konu senedi aldığını savunarak, davanın reddini istemiş, davalı vekili duruşmadaki beyanında davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre, her ne kadar davacı senedin tefecilik suretiyle kendisinden alındığını iddia etmiş ise de; davacı tarafça bildirilen tanıkların beyanlarından ve davacının beyanından senedin araç alım satımı sırasında araç bedeli olarak verildiği, senede karşı senetle ispat kuralı gereği senede karşı ileri sürülecek iddiaların yazılı delillerle ispatının gerektiği, ancak davacı tarafça yazılı olarak herhangi bir delil sunulmadığı, davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine, davacının % 40 kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava konusu olan senetle ilgili … Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2013/103 E.- 2015/72 K. numaralı dosyada davalı hakkında mahkumiyet ile ilgili sonuçlanan tefecilik yapmak suçundan dolayı dava olduğu, bu davanın Yargıtay aşamasında kesinleşmediği anlaşılmaktadır.
Türk Borçlar Kanunu’nun 74. maddesi uyarınca ceza hakiminin maddi olguyu tespit eden mahkumiyete ilişkin hükmü hukuk hakimini bağlayıcı mahiyette olduğundan ceza davasının kesinleşmesi beklenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma sebebine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 23.05.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.