Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2016/6158 E. 2017/1506 K. 27.02.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/6158
KARAR NO : 2017/1506
KARAR TARİHİ : 27.02.2017

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulü yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili şirket aleyhine iki adet bonodan dolayı davalı tarafından…. İcra Müdürlüğü’nün 2013/1336 Esas sayılı dosyasından takip başlatıldığını, oysa ki müvekkili şirketin yetkilisi … 12.05.2012 de vefat ettiğini, şirket adına temsilci olarak … 25.09.2012 tarihinde atanarak tescil edildiğini, takip dayanağı olan bonoların ise 30.07.2012 tarihinde yani şirketin temsilcisiz olduğu dönemde düzenlendiğini, bu nedenle bonoların sahte olduğunun kesin olduğunu, bonolardaki imzaların şirket yetkilisine ait olmadığını ileri sürerek, bonolar nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitini, lehlerine % 40 oranında tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının iddialarını haksız ve yersiz olduğunu belirterek,davanın reddini, istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama ve Adli tıp raporuna göre, nüfus ve ticaret sicil kayıtlarına göre takip dayanağı bonoların keşide edildiği tarihte borçlu-davacı şirket yetkilisi …. ölü olduğu,ayrıca bonolarda borçlu şirket adına atılı bulunan imzaların şirket yetkilisi …. eli ürünü olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, ceza dosyasından alınan sanık ve müşteki beyanlarından, davaya ve takibe konu bonoların davalı-alacaklı şirkete şirket çalışanları tarafından teslim edilmiş olması, şirketin bononun sahte olarak düzenlendiğini bildiğinin ispatlanamaması karşısında kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
İcra takibine konu iki adet bonoda davacı keşideci, davalı ise lehtardır. Lehtar senetteki imzanın keşideciye ait olup olmadığını bilecek durumda olduğundan menfi tespit davası sonucunda İ.İ.K.’nun 72/5 maddesi uyarınca davalı kötü niyetli kabul edilerek davacı yararına kötü niyet tazminatına karar verilmesi gerekirken bu talebin reddine karar verilmesi doğru olmamış, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlere hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 27/02/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.