YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/1219
KARAR NO : 2019/1445
KARAR TARİHİ : 06.03.2019
19. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davacının cari hesap alacağından kaynaklanan bakiye alacağının tahsili amacıyla başlattığı icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve %20 oranında tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalının davacıya belirtilen tutarda borcu olmadığını belirterek davanın reddine ve %20 oranında tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı defterlerine kayıtlı olan faturalardan 4 adedinin davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı, bu faturalardaki malların davalıya teslim edildiğinin ispat edilemediği, davacı tarafça bir kısım ödemeler yapıldığı gerekçesiyle teslimi ispat edilemeyen faturalara ilişkin bedellerin taraf defterlerine göre belirlenen davacı alacağından mahsubu ile davanın kısmen kabulü kısmen reddine, kabul edilen alacağın %20’si oranında tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
(1) Davalı vekilinin temyizi yönünden, mahkeme hükmü davalı vekiline 18.01.2017 tarihinde tebliğ edilmiş, temyiz dilekçesi 1086 sayılı HUMK’nun 432. maddesinde öngörülen 15 günlük yasal süre geçirildikten sonra 07.02.2017 tarihinde temyiz defterine kaydedilmiştir. Süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve ¾ sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da karar verilebileceğinden, davalı vekilinin temyiz süresi geçtikten sonra yapılan temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
(2) Davacı vekilinin temyiz istemine gelince, mahkemece davacı tarafından ibraz edilen bir kısım faturaya ilişkin malların teslimi ispatlanamadığı gerekçesiyle bu faturadaki mallarla ilgili alacak isteminin reddine karar verilmiş ise de söz konusu faturalarla ilgili sevk irsaliyelerinin incelenmesinde, daha önce davalı tarafından teslim alınan mallarla ilgili irsaliyelerdeki teslim alan kişilerin aynı kişiler olduğu, ülkemizde sigortasız işçi çalıştırıldığı ile ilgili gerçekler de göz önüne alındığında söz konusu malları teslim alan kişilerin davalının sigortasız çalışanları olduğu anlaşılmış olup, mahkemece bu kişiler tarafından teslim alınan irsaliyelerdeki malların da davalıya teslim edildiğinin kabul edilmesi gerekmektedir. Mahkemece bu yönde bir inceleme ve değerlendirme yapılmaksızın eksik inceleme ve yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin süreden reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harçların istek halinde temyiz eden taraflara iadesine, 06/03/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.