Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2017/3986 E. 2018/5363 K. 31.10.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/3986
KARAR NO : 2018/5363
KARAR TARİHİ : 31.10.2018

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın usulden reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– KARAR –
Davacı vekili, davacının davalıya 10 adet işyeri satıp teslim ettiğini, fatura bedelinin bakiyesinin ödenmediğini, davacının davalıdan bakiye bedel yönünden alacaklı olduğunu, alacağın tahsili için başlatılan takibe davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptalini, takibin devamını ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalının tacir olmadığını, ticari faaliyetinin bulunmadığını, tüketici olduğunu savunarak, davanın usulden ve esastan reddini istemişlerdir.
Mahkemece, davalının tacir olduğunun veya ticari işletmesinin bulunduğunun tespit edilemediği, dava konusunun TTK 4. ve 5. maddesi anlamında ticari olmadığı, görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu, davaya bakma görevinin Asliye Hukuk Mahkemeleri’nde olduğu gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalının temyizi yönünden yapılan incelemede, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca davacı ile davalı arasında 10 adet daire satışı konusunda adi yazılı sözleşme yapıldığı ve uyuşmazlığında sözleşmeden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. 6502 sayılı yasanın 3/k maddesi uyarınca ticari ve mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek ve tüzel kişiler tüketici olarak tanımlanmış, yine aynı maddenin “ı” beninde gerçek ve tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser sözleşmelerinin de tüketici işlemi olduğu vurgulanmış olup, yine aynı yasanın 73/1 maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda da Tüketici Mahkemesinin görevli olduğu belirtilmiştir. Yerel mahkemece Tüketici Mahkemesinin görevli olduğu konusunda karar verilmesi gerekirken, Asliye Hukuk Mahkemesi’nin görevli olduğu belirlenerek verilen kararın bozulması gerekmiştir
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle yerel mahkeme hükmünün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harçların istek halinde temyiz eden taraflara iadesine, 31/10/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.