YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/4226
KARAR NO : 2019/780
KARAR TARİHİ : 11.02.2019
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davacının dava konusu çeki hatır çeki olarak dava dışı … adlı kişiye verirken ilk keşide tarihinde tarafların anlaşamadığını ve davacının ilk tarihi çizerek kendi imzası ile tasdik edip ikinci tarihi attığını, bu sebeple davacının çekte iki imzasının bulunduğunu, süresi geçen çeki işler hâle getirmek için davacının imzası taklit edilerek tarih bölümünde oynama yapıldığını, … ya da … İnşaat Firmasının adını bilmedikleri yetkililerinin çeki sahte tarihle davalı bankaya vererek kredi kullandıklarını belirterek dava konusu çekten dolayı davacının borçlu olmadığının ve çekin sahte olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava dışı … İnşaat Dekorasyon Ltd. Şti. ile davalı arasında akdedilen genel kredi sözleşmesi gereği firmaya kredi kullandırıldığını, davaya konu çekin davalı bankaya teslim edildiğini ve kredi borcu teminatına alındığını, davalı bankanın çekin iyiniyetli hamili olduğunu, çekin keşidecisi ve cirantasının bankaya karşı sorumlu olduğunu, çekte yapılan düzeltmeye ilişkin keşideciye ait paraf bulunduğundan bu çekten kaynaklanan borç bulunmadığı iddiasının hukukî dayanağı olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, mahkemece keşideci imzasının ve keşide tarihinin düzeltilmesine ilişkin kısımda altta yer alan imzanın davacıya ait olduğu hususunda ihtilaf bulunmadığı, çekin kambiyo senedi vasfını taşıdığı, davacının çekin hatır çeki olduğunu iddia ettiği, bu davanın senet borçlusu tarafından sadece senedin lehtarı aleyhine açılabileceği gibi, şartları oluştuğunda 6102 sayılı TTK’nın 720. maddesi uyarınca yalnız hamile veya hamillere, yahut da lehtar ile hamil aleyhine birlikte açılabileceği, davanın lehdar aleyhine açılması hâlinde davacının senedin karşılıksız olduğunu kanıtlamakla yükümlü olup lehdarla hamil aleyhine açılması hâlinde ise usûl hükümlerine göre önce lehdara karşı senedin bedelsiz olduğunu ispat etmesi ve bilahare hamile karşı da bedelsiz senedi bile bile kendisinin zararına hareketle iktisap ettiğini kanıtlamasının gerektiği, dava konusu çekin davalı banka tarafından dava dışı … İnşaat Ltd. Şti’nin kredi borcunun teminatı olarak alındığının bildirildiği, davalının hamil olduğu, davacının senedin bedelsiz olduğunu kanıtlayamadığı, davalı bankanın bile bile kendisinin zararına hareketle senedi iktisap ettiğini de kanıtlayamadığı, davalının keşide tarihi yanındaki imzaların keşideciye ait olup olmadığını araştırma zorunluluğunun da bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, çekten dolayı borçlu olunmadığının tespiti talebine ilişkindir. Davacı keşideci çekin keşide tarihinde yapılan son tahribatla ilgili herhangi bir paraf ve imzasının bulunmadığını ileri sürmüş mahkemece keşide tarihinin alt kısmında bulunan imzanın davacıya ait olduğu bu konuda herhangi bir uyuşmazlık bulunmadığı belirtilerek yazılı şekilde karar verilmişse de, davaya konu çekin incelenmesinde keşide tarihi kısmında iki kez karalama ve düzeltme yapıldığı son olarak yazıyla keşide tarihinin üst kısmındaki imzanın davacı tarafından kabûl edilmediği gözetilerek keşide tarihinin üst kısmında bulunan imzanın davacıya ait olup olmadığı yönünde davacının imza incelemesine esas olacak keşide tarihine yakın önceki ve sonraki tarihli belge asıllarının resmî kurumlardan istenilerek davacının da mahkeme huzurunda usûlüne uygun yazı ve imza örnekleri alınmak suretiyle tüm deliller toplandıktan sonra konusunda grafoloji uzmanı bilirkişi aracılığıyla rapor alınarak şâyet keşide tarihinde düzeltme yapılan yerdeki imza davacıya ait değilse davalının kambiyo senedinden kaynaklı alacak talebinde bulunamayacağı ancak 6102 sayılı Kanun’un 732. maddesi hükmü uyarınca sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca talepte bulunabileceği gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 11/02/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.