Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2017/4357 E. 2019/1485 K. 07.03.2019 T.

Yayınlanma Tarihi: 15.01.2024 05:55


YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/4357
KARAR NO : 2019/1485
KARAR TARİHİ : 07.03.2019

19. HUKUK DAİRESİ YARGITAY KARARI
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın yetkisizlik nedeniyle reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

- K A R A R -

Davacı vekili, davacının davalıya sattığı mal bedelinin tahsili amacıyla yapılan takibin vaki itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalının davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, taraflar arasında akdi bir ilişki dahi olmadığını, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davalı şirketin merkezinin ...’ da olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın faturadan kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, davalının akdi ilişkiyi kabul etmediği, davalının ikametgahı ... olduğu, davalının icra dairesinin yetkisine itiraz ettiği, yetkili bir icra dairesinde yapılan takip bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içerisindeki verilerle taraflar arasında akdi ilişkinin mevcudiyetine dair kesin bir sonuca varılamayacağı gibi, akdi ilişkinin olmadığı tespitinde bulunmak da mümkün değildir. O halde sözleşme ilişkisinin varlığı, tarafların buna dair sunacakları delillerin toplanmasından sonra tespit edilebilecek bir olgu haline gelecektir.
Nitekim 6100 sy. HMK'nun 116/1-a maddesine göre kesin yetki kuralının bulunmadığı hallerde yetki itirazının ilk itirazlardan olduğu, ilk itirazların ise bir ön sorun gibi incelenerek karara bağlanacağının müteakip (HMK. md. 117/3) maddesinde düzenlendiği, mahkemenin bu süreçte nasıl bir yöntem takip edeceğinin ise HMK'nun 163-164 maddelerinde açıklandığı görülmektedir.
Tüm bu açıklanan nedenlerle, mahkemece davalının yetki itirazının anılan hükümler çerçevesinde incelenerek, taraflara yetki konusunda delillerini sunma imkanı tanınarak, varsa delilleri toplanarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 07/03/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.