YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/1130
KARAR NO : 2019/2128
KARAR TARİHİ : 28.03.2019
19. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasındaki asıl ve birleşen menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– KARAR –
Davacı vekili asıl davada, davacı ile davalı şirket arasında gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin teminatı olarak davaya konu 420.000 TL tutarlı çekin verildiğini, sözleşme adi yazılı şekilde yapılmış olup şekle aykırılık nediyle batıl olduğunu, karşılıksız kalan çekin iadesi karşı taraftan talep edilmiş ise de iadenin yapılmadığını ileri sürerek çek nedeniyle borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl davada davalı davaya cevap vermemiştir.
Davacı vekili birleşen davada, asıl davaya konu çekin ciro ile …’e geçtiğini, bu davalıdan da … Pazarlama San.ve Tic.Ltd.Şti’ne geçtiğini, devrin kötüniyetli olarak yapıldığını ileri sürerek çek nedeniyle davalılara borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar davacının asıl dava davalısı ile aralarındaki şahsi def’i ve itirazları iyiniyetli 3.kişi olan davalılara karşı ileri süremeyeceğini belirterek birleşen davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, asıl davada taraflar arasında yapılan sözleşme şekle aykırılık nedeniyle batıl olup batıl sözleşme kapsamında herkes aldığını iade etmekle yükümlü olduğundan davacının asıl dava davalısına borçlu olmadığının tespiti gerektiği, birleşen davaya gelince, sözleşmenin tarafları arasında ileri sürülebilecek şahsi def’ilerin 3.kişi konumundaki davalılara karşı kötüniyetli oldukları ispat edilmedikçe ileri sürülemeyeceği, davacı davalıların dava konusu çeki kötüniyetle iktisap ettiklerini ileri sürmüş ise de bu yönde delil sunamadığı gerekçeleriyle asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm asıl ve birleşen davada davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden asıl ve birleşen davada davacıdan alınmasına, 28/03/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.