YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/1014
KARAR NO : 2019/3352
KARAR TARİHİ : 21.05.2019
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
– KARAR –
Davacı vekili, müvekkili şirketin ticari ilişki neticesinde dava dışı … Ltd. Şti.’den davaya konu 7 adet senedi aldığını, müvekkili şirket yetkilisinin senetler ile ilgili icra takibine geçmeden önce dava dışı … isimli kişi ile görüştüğünü, bu kişinin icra takibine gerek kalmadan alacağı tahsil edebileceğini beyan etmesi üzerine şirket yetkilisinin iş gereği devamlı seyahatte olması sebebiyle senetlerin tahsilinde sorun yaşanmaması için senetleri önce kızı olan dava dışı …’e ciro ettirdiğini sonra kendi şirket cirosunu gerçekleştirdiğini ve son olarak da kardeşi olan dava dışı…’a senetleri ciro ettirdikten sonra … isimli kişiye teslim ettiğini, daha sonra bu senetlerin bilgileri dışında davalıya geçtiğini, davalı hakkında davaya konu senetlerin tahsili yönünde zor kullandıkları için … Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2011/26 esas nolu dava dosyasında yargılama olduğunu öğrendiklerini, bu yargılama sırasında davalının son ciranta olan… ile irtibata geçerek ceza mahkemesindeki yargılamada söz konusu senetleri alım satım ilişkisine istinaden vermiş olduğu yönünde beyanda bulunmasını istemesi üzerine…’un da ceza mahkemesinde bu şekilde beyanda bulunduğunu ve davalının beraat ettiğini, kararın kesinleştiğini, yargılamanın bitmesi ile birlikte senetlerin davalıya mahkemece teslim edildiğini fakat daha sonra davalının bu senetlerin vadesi gelmiş olanlarına istinaden müvekkili aleyhine icra takibine geçtiğini ileri sürerek, icra takiplerinin iptaline, senetlerin müvekkiline teslimi ile yetkili hamilinin davacı olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ceza mahkemesinde yapılan yargılama neticesindeki kesinleşmiş kararın hukuk mahkemesini bağlayacağını, ceza mahkemesinde yapılan yargılamada…’un senetleri ticari ilişki sebebiyle …’a verdiğini ikrar ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama uyarınca, dava dışı… tarafından dava konusu senetlerin mal karşılığında davalıya verildiğine ilişkin olgunun kesinleşmiş ceza mahkemesi kararıyla tespit edildiği ve bu karar ile hukuk mahkemesinin bağlı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükmün davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 2016/13619 E, 2017/4379 K. sayılı ve 31/05/2017 tarihli ilamı ile ”Dava, 7 adet bonodan dolayı borçlu bulunulmadığının tespitine ilişkindir. Dava konusu bonolardan 3 adeti takibe konulmuş, diğer bonoların akıbeti ile ilgili herhangi bir araştırma yapılmamıştır. Takibe konu 3 adet bono ile ilgili icra dosyalarındaki talep dayanaklarında protestoya da rastlanılmamıştır. Bu durumda mahkemece protesto edilmeyen senetlerden dolayı cirantalara gidilemeyeceği gözetilerek ve takibe konulmayan diğer 4 adet bononun mevcut olup olmadıkları, mevcut iseler akıbetleri hususunun vefat eden davalı … mirasçısı olarak davaya devam eden davalı …’tan sorularak varılacak uygun sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken ceza mahkemesi beraat kararının bağlayıcılığından bahisle yapılan hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi hüküm tesisi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir. ” denilerek yerel mahkeme hükmünün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde ,davaya konu bonoların yetkili hamilinin davacı olduğu iddiasının davacı tarafça ispatlanamadığı,… Ağır Ceza Mahkemesi kararı ve tüm dosya kapsamından dava konusu bonoların dava dışı … tarafından mal karşılığında davalıya verildiğinin tespit edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyulmuş ise de bozma ilamı gereği yerine getirilmemiştir.Bozma ilamında açıkca davanın 7 adet bonodan dolayı menfi tespit istemine ilişkin olduğu,davacının bonolarda ciranta olması halinde protesto edilmeyen bonolardan dolayı cirantalara gidilemeyeceği belirtilmiştir.Mahkemece yapılan araştırmada bonoların protesto edilmediği tespit edilmiş olup, süresinde protesto edilmeyen bonolar nedeniyle cirantalara başvuru hakkı bulunmadığından dolayı mahkemece davacının 7 adet bonodan dolayı menfi tespit isteminin kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA,peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 21/05/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.