Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2019/2941 E. 2019/4969 K. 04.11.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/2941
KARAR NO : 2019/4969
KARAR TARİHİ : 04.11.2019

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonucunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, davalı vekilince süresinde temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, geregi görüşülüp,düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı banka tarafından davacı ile müzakere edilmeden davacıya matbu bir kredi kartı sözleşmesi imzalatıldığını, kart üzerinden gelen borcun minumum tutarlarını ödediği halde kart faizlerinin yüksek olması nedeniyle borcunun katlandığını, kredi kartı limitinin davalı banka tarafından sürekli artırıldığını, davalı bankanın haksız şart içeren bu sözleşmeleri sebebiyle kötüniyetle hareket ettiğini belirterek, fazla çıkartılan faiz borcuyla ilgili borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının kullanmış olduğu kredi kartına uygulanan faiz oranlarının sözleşmeye ve yasa hükümlerine uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı banka tarafından 18.389,84 TL olarak belirlenen borcun bilirkişi tarafından yapılan hesaplama sonucu ortaya çıkan rakam durumuna göre, davacının davasında kısmen haklı olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 14.469,54 -TL borçlu olduğunun tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, menfi tespit istemine ilişkin olup, mahkemece davacının borçlu olduğunun değil borçlu olmadığının tespit edilerek, ne kadar miktardan borçlu değilse o şekilde borçlu olmadığına dair hüküm kurulması gerekirken, olumlu tespit şeklinde hüküm kurulması doğru olmadığı gibi T.C. Anayasası’nın 141/3, HUMK’un 388 (HMK 297) maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının gerekçeli yazılması zorunluluğu da gözetilerek hüküm kurulması ve gerekçe oluşturulması gerekirken mahkemece, hiçbir gerekçe gösterilmeksizin bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 04/11/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.