Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2009/13007 E. 2010/20287 K. 21.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/13007
KARAR NO : 2010/20287
KARAR TARİHİ : 21.06.2010

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜMLER : Beraat, Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I-Sanık … hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığa atılı kasten yaralama suçunun gerektirdiği cezanın miktar ve nev’i itibariyle tabi olduğu 765 sayılı TCK. nun 102/4. maddesine göre hesaplanan beş yıllık zamanaşımının, sanığın sorgusunun yapıldığı 15.10.2004 tarihi ile inceleme tarihi arasında gerçekleştiği anlaşılmakla, hükmün BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK.nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 Sayılı CMK.nun 223/8. maddesi uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,
II-Sanık Didem Yücel hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
III-Sanık … hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Katılanın 08.07.2007 hakim havale tarihli dilekçesi ile sanıklar hakkında 10.000 YTL manevi tazminat isteminde bulunduğu ve talep edilen manevi tazminat miktarı itibariyle hükmün temyizi kabil olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Atılı suçtan mahkumiyetine karar verilen sanık hakkında 765 sayılı TCK.nun 467 ve Borçlar kanununun 47. maddeleri uyarınca tarafların ekonomik ve sosyal durumları ve olayın özelliği de gözetilerek manevi tazminat talebinde bulunan katılan lehine takdir olunacak bir miktarın hüküm altına alınması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Hükümden önce 19.12.2006 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanunun 23. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesi uyarınca; soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suçlarla ilgili olarak yapılan yargılama sonucunda hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 21.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.