YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/14572
KARAR NO : 2011/1232
KARAR TARİHİ : 27.01.2011
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokmak
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
2709 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 40/2.fıkrasında;
“Devlet işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve merciilerine başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır” hükmüne yer verilmiş,
Bu düzenlemeye paralel olarak 5271 Sayılı CMK’nın 34/2. maddesinde; “Kararda başvurulabilecek kanun yolu, süresi, mercii ve şekilleri belirtilir.”
232/6.maddesinde ise; “Hüküm fıkrasında 223.maddeye göre verilen kararın ne olduğunun uygulanan kanun maddelerinin, verilen ceza miktarının, kanun yollarına başvurma ve tazminat isteme olanağının bulunup bulunmadığının, başvuru olanağı varsa süresi ve merciinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir” şeklinde emredici düzenleme yapılmış,
Aynı yasanın 40.maddesinin 1.fıkrasında kusuru olmaksızın bir süreyi geçirmiş olan kişinin, eski hale getirme isteminde bulunabileceği, 2.fıkrasında ise yasa yoluna başvuru hakkının kendisine bildirilmemesi halinde kişinin kusursuz sayılacağı belirtilmiştir.
Açıklanan tüm bu düzenlemeler karşısında;
Hak sahibi olanlar bakımından gerek yüze karşı gerekse yoklukta verilen hüküm ve kararlarda yasa yolu bildiriminin; başvurulacak yasa yolu, başvuru yapılacak mercii, başvurunun şekli, süresi ve bu sürenin ne şekilde başlayacağını kapsayacak ve hiçbir duraksamaya, yanıltıcı ifadeye yer vermeyecek biçimde yapılması zorunludur.
Şikayetçi sanık …’nin yüzüne karşı verilen hükümde(kısa kararda), “gerekçeli kararın tebliğinden itibaren temyiz yolunun açık olduğu” belirtilerek gerekçeli kararda tebliğ edilmeden ve başvuru süresi ve şeklinin de gösterilmemesi suretiyle şikayetçi sanığın yanıltıldığı ve dolayısıyla yasa yolu bildirimide yöntemince yapılmadığından, bu durumun ön sorun olarak ele alınması gerektiği gözetilerek gerekçeli kararın “hükmün tebliğinden itibaren bir hafta içinde hükmü veren mahkemeye veya bulunulan yer mahkemesine bir dilekçe verilmesi veya zabıt katibine bir beyanda bulunulması, bu beyanın tutanağa geçirilmesi ve tutanağın hakime onaylattırılması suretiyle, Yargıtay nezdinde temyiz yasa yoluna başvurulabileceğine” dair açıklamalı olarak şikayetçi sanık …’ye tebliği ile tebligat ilmühaberi (alındı belgesi) ile birlikte verilmesi halinde, temyiz dilekçesi de eklenerek incelenmek üzere iadesinin mahallince sağlanması için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 27.01.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.