YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/25095
KARAR NO : 2010/31428
KARAR TARİHİ : 23.11.2010
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama ve tehdit
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1- Sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan incelemesinde;
Sanığın kasten yaralama suçundan mahkumiyetine dair 28.12.2004 tarihli ilk hükmün, cezanın miktar ve türüne göre 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 Sayılı Kanunun 3-B maddesi ile değişik 1412 Sayılı CMUK’nun 305/1.maddesi gereğince hüküm tarihi itibariyle temyizi mümkün olmadığından, dairemizin 08.05.2006 tarihli ilamıyla sanığın temyiz isteminin reddine karar verilerek kesinleştiği, aynı tarihli hükümle sanık hakkında tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün sanık tarafından temyizi üzerine, dairemizin aynı tarihli ilamıyla bozulması nedeniyle, yalnızca tehdit suçundan hüküm kurulması gerektiği, bu nedenle kasten yaralama suçundan kurulan 12.12.2006 tarihli hükmün hukuki değerden yoksun olduğu anlaşılmakla; konusu olmayan temyiz itirazlarının 1412 sayılı CMUK’ nun kanunun 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
2- Sanık hakkında tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan incelemesinde;
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan 5271 sayılı CMK.’nun 231/6.maddesinin a bendinde yazılı “ kasıtlı bir suçtan mahkum olmama ” koşulunun bulunmaması nedeniyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
01.05.2004 olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında 18.04.2004 olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak görülmüştür.
Yapılan duruşmaya toplanan delillere mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun oluşan kanaat ve takdirine göre diğer itirazlar yerinde görülmemiştir, ancak; 5252 Sayılı Yasanın 5. maddesi gereğince ağır para cezalarının adli para cezasına çevrildiğinin gözetilmemesi;
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, “ağır para cezası olarak öngörülen sonuç cezanın, adli para cezası olarak düzeltilmesine” karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 23/11/2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.