YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/2624
KARAR NO : 2010/4627
KARAR TARİHİ : 18.02.2010
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten Yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : O Yer Cumhuriyet Savcısı, Sanık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan 5271 sayılı CMK.’nun 231/6.maddesinin a bendinde yazılı “ kasıtlı bir suçtan mahkum olmama ” koşulunun bulunmaması nedeniyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığın adli sicil kaydında bir adet mahkumiyet ilamı bulunması karşısında; sanık hakkında 5237 Sayılı TCK.’nun 58.maddesi ile uygulama yapılırken, tekerrüre esas alınan ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanunun 108/2.maddesinin uygulanmasına dayanak oluşturucak hükümlülüğün denetime olanak sağlayacak biçimde kararda gösterilmemesi sonuca etkili görülmemiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Adli sicil kaydına göre daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı 3 aydan fazla hapis cezasına mahkum edilmeyen ve yargılandığı kasten yaralama suçundan da kısa süreli hapis cezası ile cezalandırılan sanık hakkında 5237 sayılı TCK.’nun 51.maddesi uyarınca “ suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede oluşan kanaate göre hapis cezasının ertelenip ertelenmeyeceğinin değerlendirilmesi gerekirken “yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık” durumu
irdelenmeden “sanığın geçmişteki hali, suç işleme konusundaki eğilimi ” şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçeye dayanılarak ertelemeye yer olmadığına karar verilmesi
2- Hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği halde 5237 sayılı TCK.’nun 58/6.maddesi 2.cümlesi gereğince cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağının kararda belirtilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş sanık ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 18.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.