Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2009/286 E. 2010/643 K. 21.01.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/286
KARAR NO : 2010/643
KARAR TARİHİ : 21.01.2010

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten silahla yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Oluş ve dosya kapsamına, tanıklar… ve…’ın beyanlarına göre sanık … ile temyize gelmeyen sanıklar … ve …’ın tartışma sonucunda mağdur…ye hep birlikte saldırdıkları, arbede sırasında sağ bacağından aldığı üç kesici alet yarası ile yaralanan mağdura ait rapora göre sağ bacağındaki kesici alet yaralarının femoral üst bölge, femoral yan bölge orta hatta ve femoral bölgede yan arka tarafta olduğunun belirtilmesi karşısında, mağdurun jandarmada verdiği 13.01.2006 tarihli ifadesinde “ bıçaklandığım anda sanık … yan tarafımda, diğerleride arkamdaydı ” dediği, Cumhuriyet Savcılığında verdiği 16.01.2006 tarihli beyanında ise “ sağ bacağımda acı hissettim, bıçaklandığım anda tam arkamda… ve… vardı”, dediği, mahkemedeki beyanında ise “kimin bıçakladığını tam olarak bilmiyorum, sanıklar… ve…’ın bıçakladığını tahmin ediyorum ” diyerek olay anında sanıkların kendisine göre bulundukları yerleri her beyanında farklı tarif eden mağdura hazırlık beyanları okunduğu ancak, “benzer olduğundan” bahisle çelişki giderilmeden, aşamalardaki savunmalarında atılı suçlamaya kabul etmeyen sanık …’in olay anında mağdurun yan tarafında bulunduğu diğer sanıkların ise mağdurun arka tarafında yer aldıkları ve mağdurun yaralanmalarının bacağının yan tarafta olduğu gerekçesiyle sanık …’un atılı suçtan mahkumiyetine diğer sanıkların beraatlerine karar verilmiş ise de; yargılama sırasında suçlamayı kabul etmeyen ve hakkında beraat kararı verilen …’ın hükümden sonra mahkemeye sunduğu 05.03.2007 havale tarihli dilekçe ile “ olay anında mağduru korkutmak amacıyla birkaç kez meyve bıçağını savurduğunu, mağdurun yaralandığını ise ertesi gün jandarmada öğrendiklerini, verilen ifadelerden olayı kendisinin yaptığını görmediklerini fark edince karşı tarafın tepkisinden korktuğu için karakol ve mahkemede doğruyu söyleyemediğini, fakat suçsuz birisinin ceza almasının vicdanını rahatsız ettiği için bu dilekçeyi sunduğunu” belirtmesi karşısında; mağdurun beyanları arasındaki çelişki giderilerek mağduru asıl bıçaklayan şahsın kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti ile sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini, gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2-Kabule göre ise; 5237 Sayılı TCK.’nun 53/1-c maddesinde belirtilen kendi alt soyu üzerindeki velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin aynı maddenin 3.fıkrası uyarınca koşullu salıverme tarihine kadar uygulanabileceği gözetilmeden 53/1.maddesinde belirtilen hakların tamamından hükmolunan hapis cezasının infazın tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 21/01/2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.