Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2009/29757 E. 2011/3085 K. 17.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/29757
KARAR NO : 2011/3085
KARAR TARİHİ : 17.02.2011

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I-1412 Sayılı CMUK’ nun 310.maddesi gereğince Cumhuriyet Savcısının yargı çevrelerindeki Ceza Mahkemesi kararlarına karşı 1 aylık süre içerisinde temyiz yoluna başvurabileceği nazara alınarak, yasal süresinden sonra Üst Cumhuriyet Savcısı H.Yüksel PEK (37557) tarafından yapılan 25.04.2007 havale tarihli temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi gereğince REDDİNE;
II-Sanığın temyiz isteminin yasal süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Savunma tanığı …’un 07.02.2007 tarihli celsede “rahatsızlığı sebebiyle daha sonra beyanda bulunmak istediğini” belirtmesi üzerine mahkeme ara kararı ile “bir sonraki celsede hazır edilmesi halinde dinlenmesine” karar verildiğ, 23.02.2007 tarihli celseye katılan sanık tarafından bu tanık hazır edilmediği gibi bu tanığın dinlenmesi için yeniden talepte bulunulmadığından tebliğnamenin 2-(a) bendindeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Sanığın adli sicil kayıt bilgilerine göre, Kdz. Ereğli Asliye Ceza Mahkemesinin 02.11.2004 tarih ve 2003 /273-606 Esas ve Karar sayılı ilamı ile mükerrir olmasına rağmen, sanık hakkında aynı Kanunun 58.maddesi gereğince tekerrür hükümlerinin uygulanmaması, karşı temyiz olmadığı için bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan 5271 sayılı CMK.’nun 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “ kasıtlı bir suçtan mahkum olmama ” koşulunun bulunmaması nedeniyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanık hakkında, 5237 sayılı TCK.’nun 53/1-c maddesinde belirtilen kendi alt soyu üzerindeki velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca koşullu salıverme tarihine kadar uygulanabileceği, diğer haklar yönünden ise hapis cezasının infazının tamamlanmasına kadar yoksun bırakılacağı gözetilmeden, yazılı şekilde “5237 Sayılı TCK.’nun 53 / 1- (a),(b),(c),(d),(e). bentlerinde yer alan hakları kullanmaktan cezasının infazı süresince yoksun bırakılmasına” karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları, bu itibarla yerinde görüldüğünden; hükmün 1412 sayılı CMUK.’nun 321.maddesi gereğince istem gibi BOZULMASINA; ancak bu aykırılığın aynı kanunun 322.maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan;
Karar içeriğindeki “5237 Sayılı TCK.’nun 53/1.maddesindeki hak yoksunlukları ile ilgili bölümdeki “sanığın hapis cezasının infazı tamamlanana kadar ” ibaresi çıkartılarak yerine “ Sanık hakkında 5237 sayılı TCK.’nun 53/1.maddesinde yer alan hakları kullanmaktan yoksunluğunun; aynı madde ve fıkranın ( c ) bendinde belirtilen kendi alt soyu üzerindeki velayet hakkından vesayet veya kayyımlığa ait hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin koşullu salıverilmesine kadar, diğer haklar yönünden yoksunluk süresinin ise hapis cezasının infazının tamamlanmasına kadar sürmesine “ ibaresi eklenmesine karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA 17.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.