Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2009/32596 E. 2011/2150 K. 08.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/32596
KARAR NO : 2011/2150
KARAR TARİHİ : 08.02.2011

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama ve hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I- Sanık … hakkında şikayetçi …’a karşı işlediği hakaret ve şikayetçi…’ a karşı işlediği kasten yaralama suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin sanık … tarafından, sanık … hakkında şikayetçiler … ve…’ a karşı işlediği kasten yaralama suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin sanık … tarafından temyizi üzerine birlikte yapılan incelenmesinde;
Kasten yaralama ve hakaret suçlarından hükmolunan cezaların miktar ve türüne göre hükmün; 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 Sayılı Kanunun 3-B maddesi ile değişik 1412 Sayılı CMUK’nun 305/1.maddesi gereğince hüküm tarihi itibariyle temyizi mümkün olmadığından sanıkların temyiz isteğinin aynı kanunun 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
II- Sanık … hakkında şikayetçi …’a karşı işlediği kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün sanık … tarafından temyizi üzerine yapılan incelenmesinde;
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan 5271 sayılı CMK.’nun 231/6.maddesinin a bendinde yazılı “ kasıtlı bir suçtan mahkum olmama ” koşulunun bulunmaması nedeniyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığın gerek Adli sicil kaydına esas ilama konu suçun işlendiği tarihte, gerek yargılamaya konu suçun işlendiği tarihte 18 yaşını doldurmamış olması karşısında, TCK’ nın 58. maddesinin 5. fıkrası gereğince hakkında mükerrirliğe ilişkin hükümlerin uygulanamayacağı anlaşılmakla, tebliğnamdeki eleştiri düşüncesine, sanığın kovuşturma
aşaması başlamadan 18 yaşını doldurduğu anlaşılmakla tebliğnamedeki (1) numaralı bozma düşüncesine ve sanık hakkında üst sınırdan ceza tayin edilmesi sırasında, mahkemece suç konusunun önem ve değeri ile sanığın kastının yoğunluğuna dair gösterilen gerekçenin ise yasal ve yeterli olduğu anlaşılmakla tebliğnamedeki (2) numaralı bozma düşüncesine katılınmamıştır.
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Sanığa atılı silahla kasten yaralama suçu, soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suçlardan olmayıp, ancak; 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 24. maddesinin suç tarihinde yürürlükte bulunan hükümleri uyarınca çocukların işlediği uzlaşma kapsamındaki suç nedeniyle, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5560 sayılı Kanunun 41. maddesi ile değişik 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 24. ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 253 ve 254. maddeleri gereğince usulüne uygun uzlaşma işlemi yapılmadan, Cumhuriyet Başsavcılığının uzlaşma tutanağını düzenlediği 12.06.2006 tarihinde sanığın 18 yaşından küçük olması nedeniyle yasal temsilcisine sorulmadan, müdafisi hazır bulunmayan sanığın ifadesi yeterli görülerek eksik ve usulüne uygun olmayan işleme dayalı olarak hüküm kurulması,
2-Daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olan ve fiili işlediği tarihte 18 yaşını doldurmamış olan sanık hakkında hükmolunan 1 yıl hapis cezasının, TCK’ nın 50. maddesinin 3. fıkrası gereğince, aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı (BOZULMASINA), 08/02/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.