Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2009/431 E. 2010/538 K. 20.01.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/431
KARAR NO : 2010/538
KARAR TARİHİ : 20.01.2010

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Elektrik hırsızlığı, mühür bozmak
HÜKÜM : MAHKUMİYET

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık hakkında mühür bozmak suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CYY’nın 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi ve 5237 Sayılı TCK.nun 50.maddesinin 2.fıkrası uyarınca suç tanımında hapis cezasıyla adli para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hallerde, hapis cezasına hükmedilmişse; bu cezanın artık adli para cezasına çevrilemeyeceği gözetilmeden, seçenekli yaptırım içeren mühür bozmak suçundan tercih edilen hapis cezasının para cezasına çevrilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
2-Sanık hakkında elektrik hırsızlığı suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;

T.C.
YARGITAY
2. Ceza Dairesi

TÜRK MİLLETİ ADINA
Y A R G I T A Y İ L A M I

a-Tedaş İşletme Müdürlüğünün 18.12.2006 havale tarihli yazısına göre, sanığın tahakkuk eden kaçak elektrik bedeli olan 568.50 YTL’nın iddianame tarihinden önce 20.04.2006 tarihinden itibaren 10 taksit olarak ödenmesinin kararlaştırıldığı bu taksitlerden ilk ikisinin ödendiğinin anlaşılması karşısında yapılan ödemelerin, bilirkişi tarafından belirlenen kurum zararını karşılayıp karşılamadığı tartışılarak sonucuna göre sanık hakkında 5237 Sayılı TCK.nun 168. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden katılan kurum zararını gidermemesi şeklindeki gerekçeyle sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
b-Sanık hakkında hükmolunan hürriyeti bağlayıcı cezanın, 5237 Sayılı TCK.nun 51.maddesi uyarınca ertelenmesine yer olmadığına karar verilirken, daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkum edilip edilmediği ile suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemeye kanaat gelip gelmediği hususlarının değerlendirilmesi gerektiği ve geçmişteki para cezasından ibaret sabıkalarının da ertelemeye engel teşkil etmediği gözetilmeden, sanığın geçmiş hali ve sabıkalı oluşu hususları gözetilerek tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaat oluşmadığı şeklindeki yasal olmayan gerekçe ile TCK.nun 51.maddesi uyarınca hükmolunan cezanın ertelenmesine yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 20.01.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.