Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2009/4448 E. 2010/5972 K. 01.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/4448
KARAR NO : 2010/5972
KARAR TARİHİ : 01.03.2010

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : MAHKUMİYET

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK’nın 231/6. maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmama” koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığın 5237 Sayılı TCK.nun 53. maddesinin 1. fıkrası (c) bendinde belirtilen kendi alt soyu üzerindeki velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca koşullu salıverme tarihine kadar, aynı kanun maddesinin 1. fıkrasındaki diğer haklarından yoksun bırakılma güvenlik tedbirlerinin ise hükmolunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanacağının infaz aşamasında nazara alınması mümkün olduğundan tebliğnamedeki bu hususlara değinen 2 numaralı bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
5275 Sayılı Kanunun 108. maddesinin 2. fıkrasına göre, tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktar, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamayacağından sanığın adli sicil kaydında gösterilen mahkumiyetlerinden en ağırı olan Vezirköprü Asliye Ceza Mahkemesinin 04.04.2002 tarih ve 2002/21-16 esas karar sayılı ilamı ile kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyetinin tekerrüre esas alınması gerekirken Vezirköprü Sulh Ceza Mahkemesinin 13.03.2003 tarih, 2003/45-105 esas karar sayılı ilamı ile 6831 Sayılı Kanuna aykırılık suçundan verilen mahkumiyetinin tekerrüre esas alınması ve 5237 sayılı TCK.nun 58. maddesinin 6. ve 7. fıkraları uyarınca mükerrir hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış ve dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1)- Silahla resmi nikahlı eşine karşı kasten yaralama suçunu işleyen sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 86/2. maddesi uyarınca tayin edilen cezada aynı kanunun 86/3-a-e maddesi uyarınca bir defa artırım yapılması gerekirken suçun resmi nikahlı eşine karşı işlenmesi nedeniyle (a) bendi, silahla işlenmesi nedeniyle (e) bendi uyarınca ayrı ayrı iki defa artırım yapılması suretiyle fazla ceza tayini,
2)-5237 sayılı TCK’nun 58.maddesinin 3.fıkrasında “tekerrür halinde sonraki suça ilişkin kanun maddesinde seçimlik olarak hapis cezasıyla adli para cezası öngörülmüşse hapis cezasına hükmolunacağı” ve aynı Kanunun 50.maddesinin 2.fıkrasında ise, “suç tanımında hapis cezası ile adli para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hallerde hapis cezasına hükmedilmişse bu cezanın artık adli para cezasına çevrilemeyeceği” düzenlenmiştir.
Bu düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde; sanık hakkında mükerrir olması nedeniyle uygulanan maddede seçenek olarak öngörülen yaptırımlardan hakimin tercih hakkı bulunmadığından zorunlu olarak hapis cezasına hükmedilmesinin gerekmesi karşısında, bu cezanın, koşulların bulunması durumunda aynı Kanun’un 50/1.maddesinde yazılı seçenek yaptırımlardan birisine çevrilmesine yasal bir engel bulunmamaktadır. Ancak; 5237 sayılı TCK’nun 50/2. maddesine göre, uygulanan maddede hapis cezası ile adli para cezasının seçenek olarak öngörülmesi ve zorunluluk olmaksızın hapis cezasının mahkemece tercih edilmesi halinde bu durumda artık hapis cezası adli para cezasına çevrilemeyecektir.
Açıklanan nedenlerle, somut olayda seçenekli cezalardan kısa süreli hapis cezasına tekerrür nedeniyle zorunlu olarak hükmedilmesi gerektiğinden, bu cezanın yasada aranan diğer koşullar bulunduğunda adli para cezası ya da önlemlerden birine çevrilmesine yasal bir engel bulunmadığı halde, sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının 5237 sayılı TCK’nun 50/2. maddesi uyarınca adli para cezasına çevrilemeyeceğinin belirtilmesi,
3)-Sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken uygulanan kanun maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 Sayılı CMK.nun 232/6. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden olayı istem gibi BOZULMASINA, 01.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.