YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/46826
KARAR NO : 2010/604
KARAR TARİHİ : 20.01.2010
Elektrik hırsızlığı suçundan şüpheli … hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Kahta C.Başsavcılığınca düzenlenen 12.04.2007 tarihli ve 2005/456 esas, 2007/280-190 sayılı iddianamenin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 170.maddesine uygun bulunmadığından bahisle aynı Kanunun 174.maddesi gereğince iadesine dair, Kahta Asliye Ceza Mahkemesinin 19.04.2007 tarihli ve 2007/151 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin ADIYAMAN Ağır Ceza Mahkemesinin 16.05.2007 tarihli ve 2007/181 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 04.07.2007 gün ve 35633 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay 6.Ceza Dairesinin 01.10.2009 gün ve 2007/18672 esas, 2009/12503 karar sayılı görevsizlik kararı ile dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, şikayet tarihinin yazılmaması, elektrik bilirkişisi marifetiyle kaçak elektrik kullanıldığı iddia edilen yerde kurulu güç üzerinde keşif yapılmaması, suça konu sayaç üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak sayacın ticari mühürlerinin olup olmadığı hususlarının tespit edilmemesi ile tutanak tanıklarının dinlenmemesi, suç tarihinin belirtilmemesi sebepleriyle iddianamenin iadesine karar verilmiş ise de,
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 170/2.maddesinde öngörülen “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa;C.Savcısı, bir iddianame düzenler” hükmü uyarınca dava açılmış bulunması karşısında, mahkemece iddianamede gösterilen olayla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği, şikayet tarihi ve suç tarihinin yargılama aşamasında da belirlenebileceği gibi tutanak tanıklarının da beyanlarının yine yargılama aşamasında tespit edilebieceği,
5271 sayılı Kanunun 170/3.maddesinde iddianamede hangi hususların gösterileceği, anılan kanunun 174/1.maddesinde ise iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, iddianamenin iadesi sebepleri arasında keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmamasının yer almadığı, 5271 sayılı Kanunun 83/1.maddesi uyarınca keşfin kural olarak hakim veya mahkeme tarafından yapılması gerektiği, ancak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde C.Savcısınca keşif yapılacağı, aynı Kanunun 63/3.maddesine göre soruşturma evresinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasının zorunlu olmayıp, C.savcısının takdirinde olduğu gözetilmeden yazılı şekilde bir karara yönelik itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden ADIYAMAN Ağır Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 16.05.2007 gün ve 2007/181 D.İş sayılı kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesinin 4.fıkrasının (a)bendi uyarınca BOZULMASINA,sonraki işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, 20.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.