Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2009/51901 E. 2010/58 K. 18.01.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/51901
KARAR NO : 2010/58
KARAR TARİHİ : 18.01.2010

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : MAHKUMİYET

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Üst Cumhuriyet Savcısının temyiz isteminin sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükme yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Suç tarihinde 18 yaşını bitirmeyen sanığa atılı silahla kasten yaralama suçu; kanunda öngörülen cezasının alt sınırına göre 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 24. maddesi uyarınca uzlaşmaya tabi suçlardan olduğundan tebliğnamedeki bu hususa değinen bozma görüşüne iştirak edilmemiştir. Ancak;
1)-5252 Sayılı Kanunun 9/1. maddesi, 01.06.2005 tarihinden önce kesinleşmiş hükümlerle ilgili olarak 5237 Sayılı TCK’nun lehe olan hükümlerinin derhal uygulanabileceği hallerde duruşma yapılmaksızın da karar verilebileceğini öngörmüşse de; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2005 gün ve 162/173 Sayılı kararında açıklandığı gibi lehe olan yasanın belirlenmesi herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını, takdir hakkının kullanılmasını gerektiriyorsa veya cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin hükümlerin uygulanması olanağı sonraki yasa ile doğmuşsa hükümde değişiklik yargılamasının duruşmalı yapılması zorunludur.Dosya üzerinde inceleme yapılabilmesi ise ancak belirtilen bu haller dışında söz konusu olabilecektir.
Sanık hakkında lehe olan yasanın belirlenmesi ve uzlaşma hükümlerinin uygulanabilmesi için araştırma ve inceleme yapılması ve takdir hakkının kullanılması gerekeceğinden duruşma açılması suretiyle karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde dosya üzerinde karar verilmesi,

2)-Sanığa atılı silahla kasten yaralama suçu, soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suçlardan olmadığı, ancak; 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 24. maddesi uyarınca çocukların işlediği bu suçun da çocukların yararı gözetilerek uzlaşma kapsamına alındığı, sanığın çocuk olması nedeniyle suçun uzlaşma kapsamına girmesi, eylemi şikayete tabi suç haline dönüştürmeyeceğinden, 5395 Sayılı Çocuk Koruma Kanununun hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 24. ve 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 253 ve 254. maddeleri uyarınca usulüne uygun uzlaştırma işlemleri yapılmadan soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olmadığı halde; yalnız Çocuk Koruma Kanunu uyarınca ayrıksı olarak uzlaşma kapsamına giren bu suçun, mağdurun şikayetçi olmaması nedeniyle sanıkla mağdurun uzlaşmış sayılacağı şeklindeki yasal olmayan gerekçe ile kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, Üst Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 18.01.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.