YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/56173
KARAR NO : 2010/4575
KARAR TARİHİ : 17.02.2010
Kasten yaralama suçundan sanık … hakkında yapılan yargılama sonunda, müştekinin şikâyetten vazgeçmesi sebebiyle davanın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 73/4 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8. maddeleri gereğince düşürülmesine dair İzmir 8. Sulh Ceza Mahkemesinin 23/06/2008 tarihli ve 2008/879-480 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 06.10.2009 gün ve 2009/11714/55787 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava Dosyası Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 23.11.2009 tarih ve 2009/21507 esas,2009/21011 karar sayılı görevsizlik kararı ile dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, sanık Avukat …’in, İzmir 14. Noterliğince düzenlenen 21/05/2007 tarihli ve 7687 yevmiye sayılı vekâletname ile müştekinin malulen emeklilik işlemlerini yürütmek için vekilliğini üstlenmesini müteakip, 12/06/2007 tarihinde bürosuna gelerek Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesinden alınan 05/06/2007 tarihli sağlık kurulu raporunu isteyen müştekiye “Sana hiçbir belge vermiyorum lan o…. çocuğu” diyerek üzerine yürüdüğü ve yumruklarla vurduğu şeklindeki eyleminin, avukatlık görevi sırasında işlenmiş bulunması karşısında, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 58 ve 59. maddeleri gereğince soruşturma ve kovuşturma yapılmasının Adalet Bakanlığının iznine bağlı olduğu gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulmasında,
5237 sayılı Kanun’un 86. maddesinin 3. fıkrasının (d) bendindeki “Kasten yaralama suçunun; kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle işlenmesi halinde şikayet aranmaksızın verilecek ceza yarı oranında artırılır” biçimindeki düzenleme karşısında, sanık avukata yüklenen kasten yaralama suçunun şikayetçinin vazgeçmesi sebebiyle de düşürülemeyeceği gözönüne alınmadan yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Yakınandan aldığı vekaletname ile malulen emeklilik işlemlerini üstlenen avukat sanığın, olay günü ofisine gelip, hakkındaki sağlık kurulu raporunu isteyen yakınanı, raporun kendisinde olmadığını söylemesine rağmen ikna edememesi üzerine şiddet kullanıp yaraladığının iddia edilmesi karşısında, oluşa ve dosya içeriğine göre sanığın kasten yaralama eyleminin, görevi sırasında işlenmesi nedeniyle 1136 sayılı Yasanın 58.maddesi uyarınca özel soruşturma usulüne tabi bulunduğu halde soruşturma izni alınmadığı belirlenmekle birlikte, avukatın ofisine gelen yakınan ile rapor konusunda tartıştığı olayda, yakınan üzerinde sahip bulunduğu nüfuzu kötüye kullanmasının söz konusu olmaması nedeniyle 5237 sayılı Yasanın 86.maddesinin 3.fıkra (d) bendindeki unsurların oluşmadığı sonucuna varılmakla, eylem, soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suçlardan sayılacağından, yakınanın 04.06.2008 günlü dilekçesi ile şikayetten vazgeçmesi nedeniyle düşme kararı verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gibi, şikayetten vazgeçme nedeniyle düşme kararı verilmekle, soruşturma izni alınmaması da sonuca etkili görülmediğinden, (İZMİR) 8.Sulh Ceza Mahkemesinin 23.06.2008 gün ve 2008/879-480 sayılı kararına yönelik her iki kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 17.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.