Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2010/10443 E. 2012/5381 K. 07.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/10443
KARAR NO : 2012/5381
KARAR TARİHİ : 07.03.2012

Tebliğname No : 2 – 2008/195266
MAHKEMESİ : Çermik Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 30/05/2008
NUMARASI : 2007/19 (E) ve 2008/50 (K)
SUÇ : Hakaret, Kasten yaralama

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın lehe hükümlerin uygulanması yönünde herhangi bir talepte bulunmaması karşısında, mahkemenin takdirini TCK’nun 62.maddesinin uygulanmaması yönünde kullandığı kabul edilerek tebliğnamedeki bozma düşüncesine katılınmamıştır.
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
I- Sanığa atılı hakaret ve kasten yaralama suçlarının soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı bulunduğu, yakınan vekili Av. A.. K..’ın 29/06/2007 tarihli duruşmada daha önce müvekkili ile yaptığı bir görüşmede sanık hakkındaki bütün şikayetlerinden vazgeçtiğini, aralarında uzlaştıklarını kendisine söylediğini, bu konuda yakınanın beyanının alınmasını talep ettiği gibi yakınan A.. A..’ın şikayetinden vazgeçtiğine dair 30/03/2007 havale tarihli dilekçenin de sanık tarafından mahkemeye sunulduğu anlaşılmakla; sözkonusu dilekçenin yakınana ait olup olmadığı araştırılarak sonucuna göre 5237 sayılı TCK’nun 73/4.maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
II- Kabule göre de;
1) Sanığın nüfus ve adli sicil kayıtları ile diğer delillerin, hazır bulunduğu 30/0372007 tarihli duruşmada okunmaması suretiyle 5271 sayılı CMK’nun 209/1.maddesine aykırı davranılması,
2) Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 Esas- 2009/13 Karar sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde dikkate alınacak zararda, mahkemece kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, olayda yakınanın bir tazminat talebi bulunmadığı, dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde sanığa atılı suçlardan doğan herhangi bir maddi zararın da bulunmadığı gibi adli sicil kaydına göre sabıkasız olduğu anlaşılan sanık hakkında 5271 Sayılı CMK’nun 231.maddesinin 6.fıkrasının (b) bendinde belirtilen “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi ve Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde takdirin gerekçelerinin kararda gösterilmesi gerekirken “mağdurun uğradığı zararın tamamen giderilebilmesinin mümkün olmaması, sanığın atılı suçu işlediğini kabul etmemesi nedeniyle suç tipinin hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun amacına ve yapısına uygun olmadığı” biçimindeki yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 07/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.