YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/10533
KARAR NO : 2012/3600
KARAR TARİHİ : 20.02.2012
Tebliğname No : 2 – 2008/160319
MAHKEMESİ : Kaman Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 17/03/2008
NUMARASI : 2007/61 (E) ve 2008/57 (K)
SUÇ : Hakaret, Kasten yaralama
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Kavga olayına karışan oğlu Mehmet’in karakola götürüldüğünü öğrenen katılan İbrahim’in karakolun önüne geldiğinde, içerde bulunan sanık Serdal’ın camı açıp katılana bağırarak hakaret ettiği iddia edilen olayda, karakolda bulunan polisler bu konuda tanık olarak dinlenmeden, varsa güvenlik kamerası görüntüleri getirtilip incelenmeden, eksik araştırma ve inceleme ile atılı suçu kabul etmeyen sanık Serdal hakkında hakaret suçundan mahkumiyet hükmü kurulması,
2-Hükmün esasını oluşturan kısa kararda sanıkların, Mehmet’e yönelik kasten yaralama suçundan cezalandırılmalarına karar verildiği halde, hükmün gerekçe bölümünde sanıkların, Mehmet’e yönelik kasten yaralama suçundan mağdurun şikayetten vazgeçmesi nedeniyle kamu davasının düşürülmesine karar verildiği belirtilerek hükümde çelişkiye neden olunması,
3-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/ 11-250 esas 2009/13 karar sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde mahkemece kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, olayda katılan İbrahim ve yakınan Mehmet’in tazminat talebi olmadığı gibi, dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde hakaret ve kasten yaralama suçlarından doğan herhangi bir maddi zararlarının bulunmadığı, adli sicil kaydına göre sabıkasız oldukları anlaşılan sanıklar hakkında 5271 Sayılı CMK’nın 231.maddesinin 6.fıkrasının (b).bendinde belirtilen” kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyeceği” hususunda oluşan kanaate göre sanıkların hukuki durumlarının belirlenmesi gerekirken, “sanıkların karşılıklı zararlarının tazmin edilmemiş olması, sanıkların zararı tazmin sureti ile gidermeyi de kabul etmemiş olmaları” biçimindeki gerekçelerle sanıklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 20.02.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.