YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/11964
KARAR NO : 2010/17894
KARAR TARİHİ : 02.06.2010
Kasten yaralama suçundan sanık …’ün, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/3-e. maddesi uyarınca 5 gün karşılığı 100,00 yeni Türk lirası, 86/3-e-son. maddesi gereğince yarı oranında artırım yapılarak 150,00 yeni Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair, SÜRMENE Sulh Ceza Mahkemesinin 18/07/2007 tarihli ve 2006/187 esas, 2007/58 sayılı kararının infazı sırasında, 08/02/2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda ve Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un lehe hükümlerinin uygulanması amacıyla yapılan talep üzerine, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesine yer olmadığına, infazın kaldığı yerden devamına ilişkin, aynı Mahkemenin 21/02/2008 tarihli ve 2006/187 esas, 2007/58 sayılı ek karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 23.03.2010 gün ve 2010/2856-18028 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07.04.2010 gün ve 2010/75141 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
1)Sürmene Sulh Ceza Mahkemesinin 18/07/2007 tarihli ve 2006/187 esas, 2007/58 sayılı kararına yönelik yapılan incelemede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 61/8. maddesi uyarınca adlî para cezası hesaplanırken, cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine yönelik artırma ve indirimlerin gün üzerinden yapılması gerektiği hâlde, sanığın kasten yaralama olarak belirlenen eylemi sebebiyle hakkında tespit edilen 5 gün adlî para cezasının 100,00 yeni Türk lirası adlî para cezasına çevrilmesini müteakip artırım maddesinin uygulanmasında,
2)Sürmene Sulh Ceza Mahkemesinin 21/02/2008 tarihli ve 2006/187 esas, 2007/58 sayılı ek kararına yönelik yapılan incelemede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19/02/2008 tarihli ve 2006/6 YD-346 esas, 2008/25 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, herhangi bir zararın doğmadığı veya zarar doğurmaya elverişli bulunmayan suçlar yönünden 5271 sayılı Kanun’un 231/6-c maddesinde yer alan koşulun aranmayacağı cihetle, sanığa atılı suçun işlenmesiyle somut bir zararın oluşmadığı ve sanığın adlî sicil kaydında tekerrüre esas sabıkasının bulunmadığı hususları dikkate alındığında, anılan maddenin uygulanması için gerekli şartların mevcut olduğu gibi, 08/02/2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda ve Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un geçici 1. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “Bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten önce kesinleşmiş ve infaz edilmekte olan mahkûmiyet kararları hakkında, lehe kanun hükümleri, hükmü veren mahkemece 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 98 ilâ 101 inci maddeleri dikkate alınmak ve dosya üzerinden incelenmek suretiyle belirlenir. Ancak, hükmün konusunun herhangi bir inceleme, araştırma, delil tartışması ve takdir hakkının kullanılmasını gerektirmesi halinde inceleme, duruşma açılmak suretiyle yapılabilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, duruşma açılması gerektiğinin gözetilmemesinde;
İsabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
1- Sürmene Sulh Ceza Mahkemesinin, 18.07.2007 tarih, 2006/187, 2007/58 sayılı kararına yönelik 1 no’lu kanun yararına bozma istemi nedeniyle yapılan incelemede;
Adli para cezası hesaplanırken, cezanın belirlenmesine yönelik artırma ve indirimlerin gün üzerinden yapılacağını düzenleyen TCK.’nın 61.maddesinin 8.fıkrasına aykırı şekilde, sanık hakkında aynı yasanın 86/2.maddesi uyarınca belirlenen cezada aynı yasanın 86/3-e maddesi uyarınca yapılan artırımın adli para cezası üzerinden yapılması suretiyle fazla ceza tayini nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (SÜRMENE) Sulh Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen, 18.07.2007 gün ve 2006/187, 2007/58 sayılı kararın 5271 sayılı Ceza muhakemesi Kanununun 309.maddesinin 4.fıkrasının (d) bendi uyarınca BOZULMASINA, sanığın kasten yaralama suçundan eylemine uyan, 5237 sayılı TCK.nun 86/2. Maddesi uyarınca, mahkemenin takdiri gözetilerek adli para cezasında gün sayısının 5 gün olarak belirlenmesi suretiyle cezalandırılmasına, aynı yasanın 86. maddesinin 3.fıkra (e)bendi uyarınca yarı oranında artırım sonucu 7 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, bulunan bu sonuç gün sayısı ile aynı Kanunun 52/2. maddesi gereğince bir gün karşılığı takdir edilen 20,00 TL nin çarpılması suretiyle sanığın, 140,00 TL. adli para cezası ile cezalandırılmasına, infazın bu miktar üzerinden yapılmasına, hükmün diğer bölümlerinin aynen korunmasına,
2- Sürmene Sulh Ceza Mahkemesinin 21.02.2008 tarih, 2006/187, 2007/58 sayılı ek kararına yönelik 2 no’lu kanun yararına bozma istemine gelince;
5728 sayılı yasanın geçici 1.maddesinin 2.fıkrası ile, “Bu kanun yürürlüğe girdiği tarihten önce kesinleşmiş ve infaz edilmekte olan mahkumiyet kararları hakkında lehe kanun hükümleri, hükmü veren mahkemece 13.12.2004 tarih ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 98 ila 101. maddeleri dikkate alınmak ve dosya üzerinden incelenmek suretiyle belirlenir. Ancak hükmün konusunun herhangi bir inceleme, araştırma, delil tartışması ve takdir hakkının kullanılmasını gerektirmesi halinde, inceleme duruşma açılmak suretiyle yapılabilir.” hükmü getirilmiştir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 gün ve 2008/11-250 esas ve 2009/13 sayılı kararında da belirtildiği üzere; 5728 sayılı yasanın yürürlüğe girdiği tarihten önce kesinleşip infaz edilmekte olan ve hatta koşulları bulunmakta ise infaz edilmiş mahkumiyet kararları hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumuna ilişkin uyarlama yargılaması, hükmü veren mahkemece, objektif koşulların değerlendirilmesiyle sınırlı bir inceleme yapılması halinde evrak üzerinde, subjektif koşulların değerlendirilmesi gereken hallerde ise duruşma açılarak yapılmalıdır.
5728 sayılı Yasanın yürürlüğe girmesi üzerine, mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşulları yönünden objektif veya subjektif bir değerlendirme yapılmadan, kesinleşmiş kararlar yönünden uygulama
yapılamayacağı gerekçesiyle, yazılı şekilde karar verilmiş olması karşısında, duruşma açılıp açılmaması mahkemece yapılacak değerlendirmeye bağlı olmak üzere, kesinleşmiş kararlar yönünden de hükmün açıklanmasının geri bırakılması gerekip gerekmediğinin değerlendirilmesi mümkün bulunmakla, kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (SÜRMENE) Sulh Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen, 21.02.2008 gün ve 2006/187, 2007/58 sayılı kararın 5271 sayılı Ceza muhakemesi Kanununun 309.maddesinin 4.fıkrasının (b) bendi uyarınca BOZULMASINA, sonraki işlemlerin, mahkemesince yerine getirilmesine, 02.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.