YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/11981
KARAR NO : 2010/14123
KARAR TARİHİ : 28.04.2010
Eşe karşı kasten yaralama suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-a, 52/2. maddeleri gereğince 140 yeni Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair İzmir 7. Sulh Ceza Mahkemesinin 06/03/2007 tarihli ve 2006/159 esas, 2007/225 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 24.03.2010 gün ve 2010/2906-18258 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08.04.2010 gün ve 2010/76516 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Sanığın etkili eylem olarak belirlenen suçunu cezaî yaptırıma bağlayan 5237 sayılı Kanun’un 86/2. maddesinde hapis ve adlî para cezalarının seçenekli yaptırım olarak öngörülmesi nedeniyle sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 195. maddesinde yer alan “Suç, yalnız veya birlikte adlî para cezasını veya müsadereyi gerektirmekte ise; sanık gelmese bile duruşma yapılabilir. Bu gibi hâllerde sanığa gönderilecek davetiyede gelmese de duruşmanın yapılacağı yazılır” hükmünün uygulanamayacağı cihetle, sanığın sorgusu yapılmaksızın hüküm kurulmak suretiyle savunma hakkının kısıtlanmasında isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
5271 Sayılı Yasanın 193.maddesinin 2.fıkrasının uygulanma olanağı bulunmadığı gözetilmeden, bu hükme dayanılarak, sanığın savunması alınmadan mahkumiyet kararı verilmesi nedeniyle yasa yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (İZMİR) 7.Sulh Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 06.03.2007 gün ve 2006/159, 2007/225 sayılı kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesinin 4.fıkrasının (b) bendi uyarınca BOZULMASINA, sonraki işlemlerin mahkemesince yerine getirilmesine, 28.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.