YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/13536
KARAR NO : 2012/9507
KARAR TARİHİ : 12.04.2012
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişilerin huzur ve sükunu bozmak
HÜKÜM : Mahkumiyet ve temyiz isteminin reddine
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I- Sanıklar … (1982 d.lu) ve … hakkında kişilerin huzur ve sükunu bozmak suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz istemlerinin reddine ilişkin 25.12.2007 tarihli ek karara yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Sanıklar müdafiinin temyiz isteminin reddine ilişkin 25.12.2007 gün ve 2007/38 esas, 2007/ 110 sayılı ek kararda bir isabetsizlik görülmediğinden, bu karara yönelik temyiz itirazlarının reddiyle, redde ilişkin ek kararın ONANMASINA,
II-Sanık … (1955 d.lu) hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik 18.09.2007 tarihli temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir, ancak;
1-Sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına esas alınan ilam kararda gösterilmemiş ise de adli sicil kaydında yeralan mahkumiyetlerinden … 3.Asliye Ceza Mahkemesinin 04.03.2003 tarihli 2001/297 esas 2003/234 sayılı kararına konu 1705 Sayılı Yasanın 6.maddesine aykırılık eyleminin yaptırımının 23.01.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı yasanın 68.maddesi ile idari para cezasına dönüştürüldüğü, yine sabıkasına konu … 5.Asliye Ceza Mahkemesinin 01.10.2003 tarih ve 2003-211-891 sayılı ilamına konu karşılıksız çek keşide etmek suçunun 31.01.2012 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6273 Sayılı Yasanın 3.maddesi ile değişik 5941 sayılı yasanın 5.maddesine göre karşılıksız çek keşide etmek eylemleri, “çek keşide etmekten yasaklılık” idari cezasına dönüştürüldüğü ve adli sicil kaydındaki diğer hükümlülüklerin ise silinme
koşullarının oluştuğunun anlaşılması karşısında; sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve buna bağlı olarak denetimli serbestlik tedbiri uygulanamayacağının gözetilmemesi,
2- Hükümden önce 19.12.2006 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5560 sayılı Yasa’nın 23.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMY’nın 231.maddesi uyarınca; soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan kişilerin huzur ve sükununu bozmak suçuyla ilgili olarak yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3-5237 Sayılı TCK.nun 50.maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilirken, maddede yer alan “sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlık ve suçun işlenmesindeki özelliklerin” irdelenip değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden ve sanığın sabıkasına konu ilamlar yasal engel teşkil etmediği de gözetilmeden, “mükerrir olduğu anlaşıldığından” biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
4-Kabule göre; 5237 sayılı TCK.nun 58/7. maddesi uyarınca sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağının belirtilmesi ile yetinilmesi gerekirken, 5275 sayılı Yasanın 108/4. maddesi uyarınca cezanın infazının tamamlanmasından sonra başlamak üzeri 1 yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına hükmedilerek infazın kısıtlanması,
Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 12.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.