YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/14729
KARAR NO : 2010/15849
KARAR TARİHİ : 12.05.2010
Kasten yaralama suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 29, 50, 52. maddeleri uyarınca 1.800,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, cezasının anılan Kanun’un 51/1. maddesi gereğince ertelenmesine, katılanın şikâyetinin devam etmesi ve suçtan doğan zararın karşılanmamış olması sebebiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına dair Nallıhan Sulh Ceza Mahkemesinin 24/06/2009 tarihli ve 2008/74 esas, 2009/100 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 12/04/2010 gün ve 2010/4159/23052 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26/04/2010 gün ve 2010/95520 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Tüm dosya kapsamına göre;
1-5271 sayılı Kanun’un 231. maddesi uyarınca, hükmolunan ceza miktarının iki yıl hapis cezasını veya adlî para cezasını içermesi ve işlenen suçun da inkılâp kanunlarında yer alan suçlardan olmaması durumunda, Türk Ceza Kanunu ve özel kanunlardaki istisnalar dışında kalan diğer suçlar bakımından hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesinin olanaklı olduğu, anılan maddedeki kararın verilebilmesi için aranan 6. fıkranın (c) bendindeki zararın giderilmesi koşulunun ise, yalnızca zarar suçları bakımından uygulama yeteneğinin bulunduğu cihetle, sanığın sabıkasız olması ve ortada herhangi bir zararın bulunmaması karşısında 5271 sayılı Kanun’un 231. maddesinin uygulanması için gerekli şartların mevcut olduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde,
2-Sanık hakkında belirlenen 1.800,00 Türk lirası adlî para cezasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 51. maddesi uyarınca ertelenemeyeceğinin gözetilmemesinde,
İsabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davetiye tebliğine rağmen gelmeyen sanığın, zorla getirilmesine karar verilip, 17.12.2008 günlü celsede hazır olduğu tutanağa geçirildiği halde, 5271 sayılı Yasanın 191. ve 147. maddelerine uygun şekilde sorgusunun yapılmadığı hususu da belirlenmiş olup, bu yönden de yasa yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 12.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.