YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/14746
KARAR NO : 2010/16781
KARAR TARİHİ : 26.05.2010
Kasten yaralama suçundan sanık …’un, 5237 sayılı Kanunu’nun 86/2, 52, 86/3-a, 62. maddeleri gereğince 500,00 yeni Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair (ÇAN) Sulh Ceza Mahkemesinin 03/05/2006 tarihli ve 2005/172 esas, 2006/105 sayılı kararının infazı sırasında, Cumhuriyet başsavcılığının 25/11/2008 tarihli yazısı ile 5728 sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda ve Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesinin hükümlü lehine olduğu ve verilen cezanın yerine getirilip getirilmeyeceği hususunda tereddüt oluştuğundan bahisle 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 98. maddesi gereğince hükmün infazı konusunda karar verilmesi talebi üzerine, 5728 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden önce karar kesinleştiğinden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesinin uygulanma olanağı bulunmadığı, yapılan değişikliğin usûle ilişkin bir değişiklik olduğundan bahisle sanık hakkında 5728 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesine yer olmadığına, hükmün aynen infazına ilişkin aynı Mahkemenin 25/12/2008 tarihli ve 2005/172 esas, 2006/105 sayılı ek kararına yönelik itirazın reddine dair Çan Asliye Ceza Mahkemesinin 23/02/2009 tarihli ve 2009/15 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 11/04/2010 gün ve 2009/3994/22554 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20/04/2010 gün ve 2010/90480 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
1-Çan Sulh Ceza Mahkemesinin 25/12/2008 tarihli ek kararında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşulları yönünden objektif veya sübjektif herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın, hükümlü hakkındaki kararın 5728 sayılı yasanın yürürlüğe girmesinden önce kesinleşmesi nedeniyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesinin uygulanma olanağı bulunmadığı şeklindeki yasal olmayan gerekçeye dayanılması karşısında, duruşma açılıp açılmaması mahkemenin, hükmüm açıklanmasının geri bırakılması koşullan yönünden yapacağı objektif ve sübjektif değerlendirmeye göre belirlenebileceğinden itirazın bu yönde kabulü yerine yazılı şekilde karar verilmesinde,
2-08/02/2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda ve Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un geçici 1. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “Bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten önce kesinleşmiş ve infaz edilmekte olan mahkûmiyet kararları hakkında, lehe kanun hükümleri, hükmü veren mahkemece 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 98 ilâ 101 inci maddeleri dikkate alınmak ve dosya üzerinden incelenmek suretiyle belirlenir. Ancak, hükmün konusunun herhangi bir inceleme, araştırma, delil tartışması ve takdir hakkının kullanılmasını gerektirmesi hâlinde inceleme, duruşma açılmak suretiyle yapılabilir.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde karar verilmesinde,
İsabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden (ÇAN) Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 23.02.2009 gün, 2009/15 D.İş sayılı kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesinin 4.fıkrasının (a) bendi uyarınca BOZULMASINA, sonraki işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, 26.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.