Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2010/17559 E. 2010/23865 K. 15.07.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/17559
KARAR NO : 2010/23865
KARAR TARİHİ : 15.07.2010

Tebliğname No : 2 – 2010/52491
MAHKEMESİ : Bakırköy 28. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 21/10/2008
NUMARASI : 2008/736 Karar – 2007/418 Esas
SUÇ : Elektrik Hırsızlığı

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 30.01.2007 tarih ve 3-9 esas 2007/18 kararında belirtildiği üzere; 5271 sayılı CMK. nın 232 / 6 ve 34 / 2. maddeleri ve 1412 sayılı CMUK’nun 310.maddesine göre gereğince kararda yasa yoluna başvuru süresinin başlangıcı, başvuru şekli ve merciinin kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiği halde, kararda yasa yoluna başvuru süresinin başlangıcı, başvuru şekli ve merciinin gösterilmemesi karşısında sanığın yanıltıldığı ve ayrıca yokluğunda verilen hükmün sanığa 7201 sayılı Tebligat Kanununun 21.maddesindeki usulü uygun şekilde tebliğ edilmediği anlaşılmakla; 5271 Sayılı CMK.nun 264. maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunda merciin belirlenmesinde yanılma, başvuran sanık müdafiinin haklarını ortadan kaldırmayacağından 31.08.2009 günlü eski hale getirme dilekçesi, temyiz dilekçesi olarak kabulü ile temyiz itirazının da süresinde olduğu ve kararın henüz kesinleşmediği belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında 5271 Sayılı CMK.’nun 231.maddesindeki koşullarının oluşup oluşmadığı hususu değerlendirilerek, şartları oluşmadığı gerekçesiyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına ilişkin karara hükmün gerekçesi içerisinde yer verilmiş olması karşısında ayrıca hükmün esasını oluşturan kısa kararda da bu hususa yer verilmemesinde bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamedeki (3) numaralı bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
1-Dosya içerisindeki 12.05.2007, 04.08.2007 ve 06.08.2007 tarihli kaçak elektrik tespit tutanaklarına göre sanık hakkında sayaçsız elektrik kullandığı gerekçesiyle birden fazla suç tutanağının düzenlendiği ancak iddianamede sadece 06.08.2007 tarihli suç tutanağına konu eylem hakkında kamu davası açıldığı anlaşılmakla; diğer suç tutanakları ile ilgili açılmış bir dava bulunup bulunmadığı hususu araştırılıp, gerektiğinde birleştirme kararı verilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-29.05.2008 tarihli duruşmada sanığın talebi üzerine yakınan kurumun zararını gidermek üzere kaçak elektrik bedelini ödemesi için süre verildiği halde, takip eden oturumda ödeme hususu araştırılarak, sonucuna göre 5237 Sayılı TCK.’nun 168.maddesinin sanık hakkında uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesi, ayrıca sabıkasına konu ilamların yasal engel teşkil etmediği anlaşılmakla; 5271 Sayılı CMK’nun 231.maddesinin 6.fıkrasının (a), (b), (c) bentlerinde belirtilen koşulların oluşup oluşmadığı hususu değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuk durumunun tayin ve takdiri gerekirken sanığın yeniden suç işlemeyeceğine dair mahkemede oluşan kanaatin dayanağı açıklanmadan yazılı şekilde sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 15.07.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.