YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/19002
KARAR NO : 2010/22633
KARAR TARİHİ : 07.07.2010
Geceleyin mesken masuniyetini ihlâl ve bıçakla yaralama suçlarından sanık …’ın, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 193/2, 456/4, 457/1. maddeleri uyarınca sırasıyla 6 ay hapis ve 2 ay 20 … hapis cezaları ile cezalandırılmasına dair Üsküdar 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/10/2006 tarihli ve 2006/49-591 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 05.05.2010 … ve 2010/5190-28705 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.05.2010 … ve 2010/121805 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Sanığın soyadının, nüfus kaydında ve karar başlığında doğrusu olan “…” olarak gösterilmesine rağmen kısa kararın bazı bölümlerinde “…” olarak gösterilmiş olmasının mahallinde düzeltilebilecek maddî hata kabul edilerek yapılan incelemede;
01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7/2. maddesinde yer … “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” şeklindeki düzenleme ile 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/3. maddesindeki “Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir” şeklindeki düzenlemeler karşısında, sanık hakkında 765 sayılı Türk Ceza Kanunu ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun karşılaştırılması suretiyle verilen karara göre, 5237 sayılı Kanun uyarınca verilen cezaların anılan Kanun’un 51/1. maddesine göre ertelendiği nazara alındığında, bu durumun sanığın daha lehine olduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanık hakkında, geceleyin konut dokunulmazlığını ihlal ve kasten yaralama suçlarından hüküm kurulurken, 5237 sayılı Yasanın 7. ve 5252 sayılı Yasanın 9.maddeleri uyarınca yapılan değerlendirme sonucu suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Yasanın lehe olduğu sonucuna varılmış ise de, karşılaştırma yapılırken her iki yasaya göre kurulan hükümlerden, 5237 sayılı Yasanın uygulanması halinde, erteleme hükmünün uygulanacağının anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Yasanın lehe olduğu belirlenmekle, kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (ÜSKÜDAR) 4.Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen, 03.10.2006 … ve 2006/49-591 sayılı kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesinin 4.fıkrasının (d) bendi uyarınca BOZULMASINA, sanığın, geceleyin konut dokunulmazlığını ihlal suçundan, eylemine uyan 5237 sayılı Yasanın 116/1-4.maddesi uyarınca mahkemenin takdiri gözetilerek, 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı yasanın 51/1.maddesi uyarınca hükmolunan hapis cezasının ertelenmesine, aynı maddenin 3.fıkrası uyarınca mahkemenin takdirine göre herhangi bir yükümlülük belirlenmeden ve uzman kişi görevlendirilmeden, sanığın, 3 yıl süreyle denetim altında bulundurulmasına, kısa süreli hapis cezası ertelendiğinden, TCK.’nın 53.maddesinin 4.fıkrası uyarınca aynı maddenin 1.fıkrasındaki hak yoksunluklarının uygulanmasına yer olmadığına, sanığın kasten yaralama suçundan eylemine uyan 5237 sayılı Yasanın 86/1.maddesi uyarınca mahkemenin takdirine göre 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı maddenin 3.fıkra (e) bendi uyarınca yarı oranında artırım yapılarak 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, TCK.’nın 51/1.maddesi uyarınca hükmolunan hapis cezasının ertelenmesine, aynı maddenin 3.fıkrası uyarınca mahkemenin takdirine göre herhangi bir yükümlülük belirlenmeden ve uzman kişi görevlendirilmeden, 3 yıl süreyle denetim altında bulundurulmasına, hükmolunan hapis cezası ertelendiğinden,
TCK.’nın 53.maddesinin 3.fıkrası uyarınca aynı maddenin 1.fıkra c ve e bentlerindeki hak yoksunluklarının uygulanmasına yer olmadığına, aynı fıkranın a, b ve d bentlerindeki hak yoksunluklarının denetim süresi içerisinde uygulanmasına, hükmün diğer bölümlerinin aynen korunmasına, 07.07.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.